26. De ki: "Allah sizi yaşatıyor. Sonra sizi öldürecek, sonra da kendisinde şüphe olmayan Kıyamet gününde sizi bir araya getirecek, ama insanların çoğu bilmezler."
26. De ki: "Allah sizi yaşatıyor. Sonra sizi öldürecek, sonra da kendisinde şüphe olmayan Kıyamet gününde sizi bir araya getirecek, ama insanların çoğu bilmezler."
﴿٢٦﴾
De ki: “siz bir damla meniler iken sizi Allah diriltiyor. Sonra sizi öldürecek, sonra da hakkında hiç şüphe bulunmayan Kıyâmet gününde diriltip bir araya toplayacaktır.”lâkin insanların çoğu bilmezler. Bunlar da, geride zikredilen sözleri söyleyen kimselerdir.
Kaynak: Celâleyn Tefsiri
De ki: Size hayat veren, sonra öldürecek olan, sonra da hakkında şüphe olmayan kıyamet gününde bir araya getirecek olan Allah’tır. Fakat insanların çoğu bilmezler.
-Ey Resul!- Onlara de ki: "Allah sizi yoktan var edip size hayat vererek yaşatır. Ölümünüzden sonra sizi kendisinde hiç şüphe bulunmayan kıyamet gününde hesap ve ceza için tekrardan bir araya getirecektir. Kendisinde hiçbir şüphe olmayan o gün mutlaka gelecektir." Fakat insanların çoğu bilmiyorlar. Bundan dolayı onun için salih amellerle hazırlık yapmıyorlar.
De ki: Allah sizi diriltir, sonra öldürür. Sonra sizi şüphe götürmeyen kıyamet gününde biraraya toplar. Fakat insanların çoğu bilmezler.
Onlara şöyle de: “Allah sizi hayata getirecek, sonra öldürecek, sonra gerçekleşeceği kesin bulunan kıyamet sürecinde sizi bir araya getirecek!” Bunda kuşku yok ama insanların çoğu bilmez.
(Ey Rasûlüm, onlara) de ki: "- Sizi Allah diriltiyor, sonra sizi O öldürecek. Sonra da sizi, vukuunda şübhe olmıyan kıyamet günü (diriltib bir araya) toplıyacaktır." Fakat insanların çoğu (bu gerçeği) bilmezler.
De ki: «Sizi Allah diriltir, sonra oldurur, sonra sizi suphe goturmeyen kiyamet gununde toplar. Ama insanlarin cogu bilmezler."
De ki: Allah sizi diriltir, sonra öldürür, sonra da (vuku’unda) hiç şüphe olmayan Kıyamet günü sizi (diriltip) biraraya toplar. Ne var ki, insanların çoğu bilmezler.
(Ey Muhammed!) De ki: «Allah sizi diriltir. Sonra sizi o öldürür, sonra da geleceğinde şüphe olmayan kıyamet gününde (diriltip) bir araya toplar. Fakat insanların çoğu bilmezler.»
De ki: «Sizi Allah diriltiyor. Sonra sizi O öldürüyor. Bilâhare yine sizi, hakkında hiçbir şübhe bulunmayan, kıyamet gününe O (getirib) toplayacakdır. Fakat insanların çoğu (bunu) bilmezler.
De ki: `Allah size hayat veriyor, sonra sizi vefât ettirecek, sonra da sizi kendisinde hiç şübhe olmayan kıyâmet gününde bir araya toplayacaktır; fakat insanların çoğu bilmiyorlar.`
De ki: Allah diriltir sizi sonra öldürür, sonra hakkında hiç bir şüphe bulunmayan o kıyamet gününde toplar. Fakat insanların pek çoğu bilmezler.
De ki: «Allah sizi diriltir, sonra sizi öldürür, sonra da sizi Kıyamet günü için toplar. Onda bir şüphe yoktur. Velâkin nâsın çoğu bilmezler.»
«Sizi Allah diriltir, sonra öldürür, sonra sizi şüphe götürmeyen kıyamet gününde toplar. Fakat insanların çoğu bilmezler.»
De ki: "Size hayatı veren Allah’tır. Sonra sizi yine O öldürür, sonra da hepinizi, hakkında hiç şüphe olmayan kıyamet (dirilme) günü bir araya toplar; ama insanların çoğu bu gerçeği bilmezler."
Mekke döneminin ortalarinda, Duhan sûresinden sonra indirilmistir. Adini, yirmi sekizinci ayetinde geçen ve inkârcilarin Mahser Günü zillet içerisinde diz üstü çöküslerini anlatan “câsiye: diz üstü çökenler” kelimesinden almistir. 37 ayettir.