16. Andolsun biz, İsrailoğullarına kitap, hükümranlık ve peygamberlik verdik. Onları güzel ve temiz yiyeceklerle rızıklandırdık ve onları (dönemlerinde) âlemlere üstün kıldık.
16. Andolsun biz, İsrailoğullarına kitap, hükümranlık ve peygamberlik verdik. Onları güzel ve temiz yiyeceklerle rızıklandırdık ve onları (dönemlerinde) âlemlere üstün kıldık.
﴿١٦﴾
Yemin olsun! Biz İsrâîloğulları'na kitab, Tevrat onunla insanlar arasında hüküm verme ve onların içinden Mûsa ve Harun'a peygamberlik verdik. Kendilerine kudret helvası ve bıldırcın kuşu gibi tertemiz helâl rızıklardan verdik. Onları kendi zamanlarındaki akıl sâhibi âlemlere üstün kıldık.
Kaynak: Celâleyn Tefsiri
İsrailoğullarına da kitap, hüküm ve peygamberlik vermiştik. Onları temiz şeylerle rızıklandırmış ve alemlere üstün kılmıştık.
Gerçek şu ki, İsrailoğulları'na Tevrat'ı ve hikmetle insanların arasını ayırmayı bahşettik. Peygamberlerin çoğunu onlardan, İbrahim -aleyhisselam-'ın zürriyetinden kıldık. Onları çeşitli temiz şeylerle rızıklandırdık ve onları zamanlarının insanlarına üstün kıldık.
Andolsun ki biz, İsrailoğullarına Kitap, hüküm ve peygamberlik verdik. Onları güzel rızıklarla besledik ve onları dünyalara üstün kıldık.
Biz, şüphesiz İsrâiloğulları’na da kitap, hüküm ve peygamberlik verdik; onları güzel şeylerle rızıklandırdık ve kendilerini diğer topluluklardan üstün kıldık.
Gerçekten biz, vaktiyle İsraîloğullarına kitab, hikmet ve peygamber vermiştik. Kendilerini pâk rızıklardan da rızıklandırmıştık. Hem onları, (bulundukları devirde) âlemlerin üstüne faziletli kılmıştık.
And olsun ki Biz, Irailogullarina Kitap, hukum ve peygamberlik verdik; onlari temiz seylerle riziklandirdik; onlari dunyalara ustun kildik.
And olsun ki, İsrail oğulları’na kitap, hüküm ve peygamberlik verdik; onları iyi-temiz şeylerle rızıklandırdık ve onları (o çağda yaşayan mevcut) milletlerden üstünkıldık.
Andolsun ki biz, vaktiyle İsrailoğulları’na kitap, hüküm ve peygamberlik vermiştik. Onları temiz rızıklarla rızıklandırmıştık. Ve onları âlemlerden üstün kılmıştık.
Andolsun ki biz İsrâîl oğullarına kitâb, hukûm ve peyğamberlik vermiş, onlara tertemiz rızıklardar vermiş, onları (zamanlarında) âlemlerin üstüne çıkarmış idik.
And olsun ki, İsrâiloğullarına kitab, hüküm ve peygamberlik verdik; onları temiz şeylerden rızıklandırdık ve kendilerini (o zamanki) âlemlere üstün kıldık.
Andolsun ki; Biz, İsrailoğullarına kitabı, hükmü ve nübüvveti vermiştik. Onları temiz şeylerden rızıklandırmış ve dünyalara üstün kılmıştık.
Celâlim hakkı için İsrailoğullarına kitap ve hükmü nübüvvet vermiştik ve onları tertemiz şeylerden merzûk etmiştik ve onları âlemlerin üstüne müreccâh kılmıştık.
Andolsun ki biz İsrailoğullarına kitab, hüküm ve peygamberlik verdik; onları temiz şeylerle rızıklandırdık; onları dünyada üstün kıldık.
Gerçekten Biz İsrailoğullarına, kitap, hükümranlık, hikmet ve nübüvvet verdik. Onları helâl ve has nimetlerle rızıklandırdık ve onları diğer insanlara üstün kıldık.
Aynı konudaki âyetler: Bakara 40, Bakara 83, Bakara 102, Bakara 122, Bakara 211
Mekke döneminin ortalarinda, Duhan sûresinden sonra indirilmistir. Adini, yirmi sekizinci ayetinde geçen ve inkârcilarin Mahser Günü zillet içerisinde diz üstü çöküslerini anlatan “câsiye: diz üstü çökenler” kelimesinden almistir. 37 ayettir.