34. Yahut (içlerindekilerin) yaptıklarından dolayı onları helak eder, birçoğunu da affeder.
34. Yahut (içlerindekilerin) yaptıklarından dolayı onları helak eder, birçoğunu da affeder.
﴿٣٤﴾
Yahut kazandıkları yüzünden onları helakeder. o gemileri içindekilerin işledikleri günahlar sabebiyle, bir kasırga çıkararak içindekilerle birlikte batırır. Ama Allah onlardan çoğunu bağışlar ve sahiplerini boğmaz. Âyet-i kerîme’de geçen “yûbikhünne ” lâfzı, (bir önceki âyette geçen ) ”yüskin“ üzerine atfedilmiştir.
Kaynak: Celâleyn Tefsiri
Veya işledikleri sebebiyle onları helak eder, bir çoğunu da affeder.
Bütün noksanlıklardan münezzeh olan Yüce Allah, o gemileri helak etmek isterse fırtınalı rüzgâr göndererek insanların kazandıkları günahlar sebebi ile onları helak eder. Kullarının bir çok günahlarını da affeder ve onları günahları sebebi ile de cezalandırmaz.
Yahut yaptıkları yüzünden onları helâk eder. Birçoğunu da affeder (kurtarır).
Yahut yapıp ettiklerinden dolayı onları batırıp içindekileri helâk eder; birçoğunu da bağışlar.
Yahud dilerse, kazandıkları günah yüzünden, onları denizde helâk eder. Fakat Allah, (onlardan günahların) çoğunu bağışlar (da kendilerini cezalandırmaz).
Yahut yaptiklarina karsilik onlari ortadan kaldirir bir cogunu da bagislar.
Veya o (gemilerdekileri) işledikleri (günah ve vebal) yüzünden (gemileri batırarak) yok eder, çoğunu da affeder.
Yahut da Allah kazandıkları günahlar yüzünden onları helâk eder ve birçoğunu da bağışlar.
Yahud (Allah bu gemileri, binenlerin) kazandıkları (günâhlar) yüzünden (fırtına ile batırıb) helak eder. (İçlerindekilerden) bir çoğunu da bağışlar (kurtarır).
Veya kazandıkları (günahlar) yüzünden onları helâk eder; bununla berâber (Allah)birçoğunu affeder.
Yahut yaptıklarına karşılık onları helak eder. Bir çoğunu da bağışlar.
Yahut onları kazandıkları ile helâk eder ve birçoğundan da af buyurur.
Yahut yaptıkları yüzünden gemileri helak eder. Bir çoğunu da affeder.
(32-35) Denizlerde dağlar gibi akıp giden gemiler de O’nun kudretinin ve hikmetinin delillerindendir. Eğer O dilerse rüzgârı durdurur, gemiler de denizin üstünde durakalır. Elbette bunda sabrı ve şükrü bol olanlar için alacak ibretler vardır. Yahut işledikleri günahlar sebebiyle o gemileri batırır, günahların birçoğunu da affeder. Böyle yapmasının bir sebebi de, âyetlerimiz hakkında tartışanların kaçacak bir yerleri olmadığını onlara bildirmektir.
Mekke döneminin ortalarinda, Fussilet sûresinden sonra indirilmistir. Adini, otuz sekizinci ayetinde geçen ve danismanin önemini vurgulayan “sûrâ: istisâre, danisma” kelimesinden almistir. 53 ayettir.