31. Yeryüzünde O'nu âciz bırakamazsınız. Sizin için Allah'tan başka hiçbir dost ve yardımcı yoktur.
31. Yeryüzünde O'nu âciz bırakamazsınız. Sizin için Allah'tan başka hiçbir dost ve yardımcı yoktur.
﴿٣١﴾
Ey müşrikler siz yer yüzünde kaçarak Allah'ı âciz bırakacak ve böylelikle 0'nun hışmından kurtulacak değilsiniz. Ve sizin için Allah'ın dışında O'ndan başka, hiç bir veli ve O’nun azâbını başınızdan savabilecek hiç bir yardımcı yoktur.
Kaynak: Celâleyn Tefsiri
Yeryüzünde (O'nu) aciz bırakamazsınız. Sizin Allah’tan başka bir veliniz de yardımcınız da yoktur.
Rabbiniz sizi cezalandırmak istediğinde O'nun cezasından kaçarak kurtulamazsınız. O'ndan başka sizin işlerinizi üstlenecek ne bir dostunuz, ne de sizi azaplandırmak istediğinde üzerinizden azabı kaldıracak bir yardımcınız vardır.
Yeryüzünde (O'nu) âciz bırakamazsınız. Allah'tan başka bir dostunuz ve bir yardımcınız da yoktur.
Siz, dünyanın hiçbir yerinde O’nun gücünün önünde duramazsınız. Sizin için Allah’tan başka gerçek dost ve yardımcı yoktur.
Siz, yeryüzünde (Allah’ın azabından) yakanızı kurtarabilecek değilsiniz; ve sizin için Allah’dan başka (azabı kaldıracak) bir dost, bir yardımcı yoktur.
Yeryuzunde O’nu aciz birakamazsiniz. Allah’tan baska bir dostunuz da yardimciniz da yoktur.
Siz yeryüzünde (Allah’ı) âciz bırakacak (güçte) değilsiniz. Sizin için Allah’tan başka ne bir dost, ne de bir yardımcı vardır.
Siz yeryüzünde (O’nu) aciz bırakamazsınız. Sizin Allah’tan başka bir dostunuz ve yardımcınız da yoktur.
Siz yer (yüzün) de (Allahı) aaciz bırakabilecekler değilsiniz Sizin Allahdan başka ne bir haamîniz, ne bir yardımcınız yokdur.
Ve siz yeryüzünde (Allah`ı) âciz bırakacak kimseler değilsiniz! Sizin için Allah`dan başka ne bir dost, ne de bir yardımcı vardır.
Yeryüzünde O’nu aciz bırakamazsınız. Ve sizin Allah’tan başka ne bir veliniz vardır, ne de bir yardımcınız.
Ve siz yeryüzünde âciz bırakıcılar değilsiniz ve sizin için Allah’tan başka bir hâmi ve bir yardımcı da yoktur.
Yeryüzünde O’nu aciz bırakamazsınız. Allah’tan başka bir dostunuz da yardımcınız da yoktur.
Siz, kaçmakla Allah’ın cezasından kendinizi kurtaramazsınız. Sizin Allah’tan başka ne haminiz, ne de yardımcınız yoktur.
Mekke döneminin ortalarinda, Fussilet sûresinden sonra indirilmistir. Adini, otuz sekizinci ayetinde geçen ve danismanin önemini vurgulayan “sûrâ: istisâre, danisma” kelimesinden almistir. 53 ayettir.