10. Hakkında ayrılığa düştüğünüz herhangi bir şeyin hükmü Allah'a aittir. İşte bu, Rabbim Allah'tır. Yalnız O'na tevekkül ettim ve ancak O'na yöneliyorum.
10. Hakkında ayrılığa düştüğünüz herhangi bir şeyin hükmü Allah'a aittir. İşte bu, Rabbim Allah'tır. Yalnız O'na tevekkül ettim ve ancak O'na yöneliyorum.
﴿١٠﴾
Kâfirlerle dinî ve dünyevî olarak ayrılığa düştüğünüz herhangi bir şeyde hüküm Allah'a kalmış dır. Kıyâmet günü o aranızda hükmedecektir. Rasûlüm! Onlara de ki: “İşte bu Allah, benim Rabbimdir. Ben ancak O'na tevekkül ettim ve yalnız O'na yönelirim“ dönerim.
Kaynak: Celâleyn Tefsiri
Hakkında anlaşmazlığa düştüğünüz konuda hüküm Allah’a aittir. İşte o Allah, benim Rabbimdir. O’na tevekkül ettim ve O’na yöneldim.
-Ey insanlar!- Hakkında ayrılığa düştüğünüz dininizin aslında veya furûunda herhangi bir şeyin hükmünü vermek Allah'a aittir. Bu durumda ya Allah'ın kitabına veya Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in sünnetine müracaat edilir. İşte bu sıfatlarla vasıflanan benim Rabbimdir. Bütün işlerimde yalnız O'na dayanırım ve tövbeyle O'na yönelirim.
Ayrılığa düştüğünüz herhangi bir şeyde hüküm vermek, Allah'a mahsustur. İşte, bu Allah, benim Rabbimdir. O'na dayandım ve O'na yönelirim.
Ayrılığa düştüğünüz bütün konularda (doğru) hüküm Allah’a aittir. İşte o Allah benim rabbimdir; yalnız O’na güvenip dayanmışımdır ve daima O’na yönelirim.
(Kâfirlerle) anlaşamadığınız herhangi bir şey hakkında da hüküm Allah’a aittir, (O kıyamette hükmünü verecektir). İşte bu hükmü veren Allah benim Rabbim’dir. Ben ancak O’na tevekkül ettim ve yalnız O’na sığınırım.
Ayriliga dustugunuz herhangi bir seyde hukum vermek, Allah’a aittir. Iste bu Allah, benim Rabbimdir. O’na guvenirim ve O’na yonelirim.
Hakkında farklı görüşler ortaya koyduğunuz herhangi bir şey’in hükmü Allah’a aittir. İşte bu Allah, benim Rabbımdır; ancak O’na güvenip dayanır ve ancak O’na yönelip gönül veririm.
Hakkında ihtilafa düştüğünüz herhangi bir şeyin hükmü Allah’a aittir. İşte benim Rabbim olan Allah budur. Ben yalnız O’na güvendim ve yalnız O’na yöneliyorum.
(Kâfirlerle) ihtilâf etdiğiniz herhangi birşey hakkında hüküm vermek Allaha âiddir, işte benim Rabbim (O haakim) olan Allahdır. Ben ancak Ona güvenib dayandım. (Her müşkilde) ben yalnız Ona dönerim.
Ve hakkında ihtilâfa düştüğünüz herhangi bir şey ki, artık onun hükmü Allah`a âiddir. (Onlara de ki:) `İşte bu (sıfatların sâhibi olan) Allah, benim Rabbimdir. (Ben) ancak O`na tevekkül ettim ve ancak O`na yönelirim.`
İhtilafa düştüğünüz herhangi bir şeyde hüküm Allah’ındır. İşte Rabbım Allah budur. Ben, O’na tevekkül ettim ve yalnız O’na yöneldim.
Ve hangi bir şeyde ihtilâfa düşmüş iseniz, artık onun hükmü Allah’a aittir. «İşte o Allah’tır benim Rabbim. O’na tevekkül ettim ve O’na müracaat ederim.»
Görüş ayrılığına düştüğünüz herhangi bir meselede hüküm vermek Allah’a aittir. İşte bu, benim Rabb’im olan Allah’tır. O’na dayandım, O’na yöneldim.
Hangi hususta ihtilaf ederseniz bilin ki O’nun hükmü, Allah’a aittir. İşte Rabbim olan Allah budur. Ben de yalnız O’na dayanır ve güvenir, O’na yönelip gönül veririm.
Mekke döneminin ortalarinda, Fussilet sûresinden sonra indirilmistir. Adini, otuz sekizinci ayetinde geçen ve danismanin önemini vurgulayan “sûrâ: istisâre, danisma” kelimesinden almistir. 53 ayettir.