118. Allah o şeytana lânet etti ve o da, "Andolsun ki senin kullarından elbette belirli bir pay alacağım" dedi.
118. Allah o şeytana lânet etti ve o da, "Andolsun ki senin kullarından elbette belirli bir pay alacağım" dedi.
﴿١١٨﴾
Allahü teâlâ ona lânet etmiştir. Onu rahmetinden uzaklaştırmıştır. O şeytan da demiştir ki, elbette ben senin kullarından takdir olunmuş kesinleşmiş bir nasip pay edineceğim. Kendim için kılacağım. Onları bana itâate davet edeceğim.
Kaynak: Celâleyn Tefsiri
O şeytan ki Allah onu lanetledi. O da şöyle dedi: Elbette kullarından belirli bir nasip edineceğim.
Bu sebeple Allah onu rahmetinden kovmuş/uzaklaştırmıştır. Bu şeytan da Rabbine yemin ederek şöyle demiştir: "Yemin olsun ki senin kullarından haktan saptıracağım belli bir kesim elde edeceğim."
Allah onu (şeytanı) lânetlemiş; o da: «Yemin ederim ki, kullarından belli bir pay edineceğim» demiştir.
Allah şeytanı lânetlemiştir, o da “Kullarından belli bir pay alacağım, onları mutlaka saptıracağım, onları boş kuruntulara kaptıracağım, kesinlikle onlara emredeceğim de hayvanların kulaklarını yaracaklar, emredeceğim de Allah’ın yarattığını değiştirecekler” demiştir. Allah’ı bırakıp da şeytanı dost edinen kimse elbette apaçık bir ziyana düşmüş olur.
Allah o iblis’i (şeytanı) rahmetinden kovdu. O da dedi ki: "- Muhakkak kullarından bir muayyen pay edineceğim, onları sapıklığa çağıracağım.
(117-11) 9 Onlar Allah’i birakip tanricalara taparlar ve: «Elbette senin kullarindan belli bir takimi alip onlari saptiracagim, onlara kuruntu kurduracagim, develerin kulaklarini yarmalarini emredecegim, Allah’in yarattigini degistirmelerini emredecegim» diyen, Allah’in lanet ettigi azgin seytana taparlar. Allah’i birakip seytani dost edinen suphesiz aciktan aciga kayba ugramistir.
(118-119) Allah onu lanetledi. O da : «And olsun ki, senin kullarından belirli bir pay edineceğim; elbette onları saptıracağım, herhalde onları kuruntularla oyalıyacağım; elbette onlara emredeceğim hayvanların kulaklarını yaracaklar ve yine onlara emredeceğim, Allah’ın yarattığını değiştirecekler» dedi. Artık kim Allah’ı bırakır da şeytanı dost ve arkadaş edinirse, gerçekten o, açık bir ziyana uğramıştır.
(118-119) Allah o şeytana lanet etti. Ve o da: «Elbette senin kullarından belirli bir pay alacağım, onları mutlaka saptıracağım, onları boş kuruntulara sokacağım, ve onlara emredeceğim de hayvanların kulaklarını yaracaklar, onlara emredeceğim de Allah’ın yaratışını değiştirecekler» dedi. Kim Allah’ı bırakıp da şeytanı dost edinirse, şüphesiz o, apaçık bir ziyana uğramış olur.
(118-119) Allah onu rahmetinden koğdu. O da (şöyle) dedi: «Celâlin hakkı için, kullarından muayyen bir nasıyb edineceğim, onları behemehal sapdıracağım, onları mutlakaa olmayacak kuruntulara boğacağım, onlara kat’iyyen emredeceğim de davarların kulaklarını yaracaklar, onlara muhakkak emredeceğim de Allahın yaratdığını değiştirecekler». Kim Allahı bırakarak şeytanı bir yâr edinirse şübhesiz açıkdan açığa büyük bir ziyana düşmüşdür o.
Allah ona (o şeytana) lâ`net etti. Bunun üzerine (o) şöyle dedi: `And olsun ki senin kullarından mutlaka belli bir pay edineceğim.`
Allah; ona la’net etsin. O dedi ki: Celal’in hakkı için, kullarından muayyen bir pay alacağım.
Allah Teâlâ ona lânet etmiştir. O da demiştir ki: «Elbette ben senin kullarından bir muayyen pay edineceğim.»
O şeytan ki, Allah’ın lanetine uğrayınca «Kesinlikle kullarının belirli bir bölümünü kendi tarafıma alacağım.»
(118-119) O şeytana ki: "Ya Rabbî, Senin kullarından mutlaka bir pay edineceğim. Mutlaka onları saptıracağım, onları birtakım temennilerle oyalayacağım. Onlara davarlarının kulaklarını yarmalarını emredeceğim de Allah’ın yarattığını değiştirecekler." dedi. Her kim Allah’ın yerine şeytanı dost edinirse, şüphesiz besbelli bir ziyana girmiştir.
Aynı konudaki âyetler: Nisâ 52