49. De ki: "Hak geldi. Artık batıl yeni bir şey ortaya çıkaramaz, eskiyi de geri getiremez."
49. De ki: "Hak geldi. Artık batıl yeni bir şey ortaya çıkaramaz, eskiyi de geri getiremez."
﴿٤٩﴾
De ki: “ hak İslâm geldi. Artık bâtıl, küfür ne bir şey ortaya çıkarabilir. Ne de geri getirebilir. Yani küfrün hiç bir eseri kalmamıştır.
Kaynak: Celâleyn Tefsiri
De ki: "Hak geldi; artık batıl ne yeniden başlar, ne de geri gelir."
Ey Resul! Yalanlayan o müşriklere de ki: "Hak geldi. Bu hak İslam'dır. Batıl ise zâil olmuştur. Artık batılın ne bir etkisi ve ne de bir gücü vardır. Asla etkili olduğu hâle de geri dönemez."
De ki: Hak geldi; artık bâtıl ne bir şeyi başlatabilir ne de geri getirebilir.
De ki: “Hak gelmiştir; bâtıl ne yeni bir şey var edebilir, ne de eskiyi geri getirebilir.”
(Ey Rasûlüm, yine o kâfirlere) de ki: "- Hak (din olan İslâm) geldi, bâtıl (şirk) kayboldu gitti ve geride dönmez."
De ki: «Hak geldi; artik batil ne yeniden baslar, ne de geri gelir.»
De ki: Hakk geldi; batıl ise ne (bir şey) başlatıp meydana getirebilir, ne de (onu) geri çevirebilir.
De ki: «Hak geldi, batılın önü de kalmaz, sonu da.»
De ki: «Hak geldi. Baatıl ne ibtidâen, ne de iâdeten (hiçbir şey yaratmıya) kaadir olamaz».
De ki: `Hak geldi; artık bâtıl ne (bir şeyi) ortaya çıkarabilir, ne de geri getirebilir.`
De ki: Hak gelmiştir. Artık batıl, ne yeniden bir şey ortaya koyabilir, ne de geri getirebilir.
De ki : «Hak geldi, bâtıl (ise bir şeyi) ne bidâyeten vücuda getirebilir ve ne de iade edebilir.»
De ki; «Hak geldi, artık batıl hiçbir tarafa doğru kımıldayamaz.»
De ki: "İşte gerçek geldi, bütün açıklığıyla ortaya çıktı. Yalan ve sahte olan ise sönüp gitmeye mahkûmdur."