15. Andolsun, Sebe' halkı için kendi yurtlarında bir ibret vardı: Biri sağda biri solda iki bahçe bulunuyordu. Onlara şöyle denilmişti: "Rabbinizin rızkından yiyin ve O'na şükredin. Beldeniz güzel bir belde, Rabbiniz de çok bağışlayıcı bir Rabdir."
15. Andolsun, Sebe' halkı için kendi yurtlarında bir ibret vardı: Biri sağda biri solda iki bahçe bulunuyordu. Onlara şöyle denilmişti: "Rabbinizin rızkından yiyin ve O'na şükredin. Beldeniz güzel bir belde, Rabbiniz de çok bağışlayıcı bir Rabdir."
﴿١٥﴾
Yemin olsun ki, Yemen'deki Sebe' kavmi için oturduklara yerde Allahü teâlâ'nın kudretine delâlet eden bir ibret vardı. Vadilerinin sağında ve solunda kalan sağlı sollu iki bahçe! Onlara “Rabbinizin rızkından yeyin de. Sebe şehrinde size nimet olarak verdiği rızıklardan dolayı O'na şükredin. Çok güzel bir belde. Öyle bir belde ki, orada ne bir gübre, ne bir sivrisinek, ne bir sinek ne bir pire, ne bir akrep ve ne de bir yılan var. Oradan, elbisesinde pire bulunan bir yolcu geçecek olsa, pire derhal öluverir. Çünkü şehrin havası çok temiz. Yüce Allah ne de çok bağışlayıcı bir Rab! Denildi. Âyet-i kerîme’de geçen “sebe ” kelimesi munsarıf ve gayrı munsarıf olarak okunmuştur. Sebe kabilenin adıdır. (Buna binaen gayrı munsarıf) Araplardan olan atalarının ismiyle tesmiye edilmiştir. Yine Âyet-i kerîme’de geçen “ cennetani “ Bedeldir.
Kaynak: Celâleyn Tefsiri
Sebe halkı için, ülkelerinde bir ayet vardı: Biri sağda, diğeri solda iki bahçeleri vardı. Rabbinizin rızkından yiyin ve O’na şükredin. Güzel bir belde ve çok bağışlayıcı bir Rab!
Şüphesiz Sebe kabilesinin yerleşmiş oldukları yerlerde Allah'ın kudretine ve onlara vermiş olduğu nimetlerine dair açık deliller vardır. Bu nimetler; biri sağ (taraf) dan diğeri sol (taraf) dan olmak üzere iki bahçeydi. Onlara; "Rabbinizin (size vermiş olduğu) rızkından yiyin ve nimetlerine karşı O'na şükredin. İşte (sizin için) bu; güzel bir belde ve kendisine tövbe edenin tövbesini çokça kabul edip bağışlayan bir Rab!" dedik.
Andolsun, Sebe' kavmi için oturduğu yerlerde büyük bir ibret vardır. Biri sağda, diğeri solda iki bahçeleri vardı. (Onlara:) Rabbinizin rızkından yeyin ve O'na şükredin. İşte güzel bir memleket ve çok bağışlayan bir Rab!
Andolsun ki oturdukları yerlerde Sebe kavmine ait büyük bir işaret vardı. Biri sağda diğeri solda iki bahçe. “Rabbinizin bahşettiği rızıktan yiyin ve O’na şükredin. Ne güzel bir belde, ne bağışlayıcı bir rab!”
Gerçekten (Yemen’de yaşamış olan) Sebe’ kavmi için, oturdukları yerlerde (kudret ve vahdaniyyetimize delâlet eden) bir alâmet vardı: Sağ ve soldan iki taraflı bahçeler... (peygamberleri onlara şöyle demişti): "- Rabbinizin rızkından yeyin de, O’na şükredin. (Çünkü beldeniz) hoş bir belde; Rabbiniz de, mağfireti çok bir Rab’dır."
Sebelilerin yurtlarinda Allah’in kudretine bir isaret vardir: Sagli sollu iki bahce vardi. Onlara: «Rabbinizin verdigi riziktan yiyin ve O’na sukredin. Iste hos bir sehir ve bagislayan bir Rab» denmisti.
And olsun ki, Sebe’li’lere kendi yurtlarında (ilâhî nimeti güzelliğiyle yansıtan) bir belge ve belirti vardı: Sağlı sollu (Cennet misali) iki bahçe bulunuyordu. «Rabbınızın rızkından yeyin, O’na şükredin. Güzel hoş bir şehir ve çokça bağışlayan bir Rabb» (denilmişti).
Andolsun ki Sebe’ kavmi için oturdukları yerde bir ibret vardı: Sağ ve soldan iki bahçe! (onlara): «Rabbinizin rızkından yiyin de O’na şükredin, ne güzel bir belde ve çok bağışlayıcı bir Rab!» (denildi).
Andolsun ki «Sebe’» (kavmini) n sakin olduğu yerde (de) bir ibret vardı. (Her ev) sağdan, soldan iki (şer) cennet (bağçe ile muhacir idi). (Onlara:) «Rabbinizin rızkından yeyin, Ona şükredin. Çok güzel (temiz) bir belde. Rab (şükredenleri) cidden yarlığayıcıdır» (denilmişdi).
Celâlim hakkı için, Sebe` (kavmi) için oturdukları yerde bir ibret vardı. (Oturdukları yeri) sağdan ve soldan (çevreleyen) iki bahçe (vardı). (Onlara:) `Rabbinizin rızkından yiyin de O`na şükredin! (İşte) hoş bir memleket ve çok bağışlayıcı bir Rab!` (denilmişti.)
Sebe’liler için yurdlarında bir ayet vardı: Sağlı sollu iki bahçe. Rabbınızın rızkından yeyin ve O’na şükredin. Güzel bir belde ve bağışlayan bir Rabb.
Celâlim hakkı için Sebe’ (kavmi) için ikametgâhlarında bir alâmet var idi. Sağdan ve soldan iki cennet ile çevrilmişti. (Kendilerine denilmişti ki:) «Rabbinizin rızkından yeyin ve O’na şükredin. Tertemiz bir belde ve yarlığayan bir Rab.»
Gerçekten bir vadinin sağında ve solunda uzayan iki ovadan oluşmuş Sebe yurdundan alınacak ibret dersi vardır. Onlara «Rabb’inizin verdiği rızıkları yiyiniz ve O’na şükrediniz, işte size güzel bir ülke ve bağışlayıcı bir Rabb» dendi.
Gerçekten Sebe’ halkına, oturdukları diyarda bir ibret dersi vardı. Onların meskenleri sağdan soldan iki bahçe ile çevrili idi. Peygamberleri kendilerine dedi ki: "Allah’ın nimetlerinden yiyiniz, içiniz, O’na şükrediniz. Ne hoş bir diyar! Ne iyi, ne müsamahalı ve bağışlayıcı bir Rab!"