6. Yeryüzünde onları kudret sahibi kılalım ve onların eliyle Firavun'a, Hâmân'a ve ordularına, çekinegeldikleri şeyleri gösterelim.
6. Yeryüzünde onları kudret sahibi kılalım ve onların eliyle Firavun'a, Hâmân'a ve ordularına, çekinegeldikleri şeyleri gösterelim.
﴿٦﴾
Ve onlara o yerde Mısır ve Şam diyarında kudret (ve hâkimiyet) verelim de, Fir’avun'a, Hamân'a ve ordularına, onlardan çekinmekte oldukları şeyi gösterelim. Onlar elleriyle saltanatlarını ortadan kaldıracak olan doğacak bir çocuktan korkuyorlardı. Âyet-i kerîme’de geçen “ Nuriye “ fiili bir kırâatte ya ve ra harflerinin fethası ve üç tane ismin de zammesiyle okunmuştur.
Kaynak: Celâleyn Tefsiri
Onları ülkede güç sahibi kılmak, Firavun ile Haman'a ve ordularına, onlardan (İsrailoğulları'ndan gelecek diye) korktukları şeyi göstermek (istiyorduk).
Onları orada güç ve hüküm sahibi yaparak, yeryüzünde kudretli kılmak, Firavun'a ve krallığında ona en büyük dayanak olan Haman’a, ve her ikisine yardımcı olan askerlerine, krallıklarının İsrailoğulları'ndan doğmuş bir erkek çocuğunun eliyle ortadan kaldırılmasıyla korktukları o şeyi göstermek istiyoruz.
Ve o yerde onları hakim kılmak; Firavun ile Hâmân'a ve ordularına, onlardan (İsrailoğullarından gelecek diye) korktukları şeyi göstermek (istiyorduk).
Onları belli bir yere yerleştirmek, Firavun’a, Hâmân’a ve ordularına, sakındıkları şeyi onların eliyle başlarına getirip göstermek (istiyorduk).
Bir de o ezilmekte olan İsrailoğullarına Mısır ve Şam’da kuvvet ve üstünlük verelim de hem Firavun’a, hem (veziri) Hâmân’a ve ordularına, onlardan (Mûsa ve İsrailoğullarından) korktukları şeyi (helâklerini) gösterelim.
(5-6) Biz, memlekette gucsuz sayilanlara iyilikte bulunmak onlari onderler kilmak, onlari varis yapmak, memlekete yerlestirmek; Firavun, Haman ve her ikisinin askerlerine, cekinmekte olduklari seyleri gostermek istiyorduk.
O yerlere yerleştirmeyi ve Fir’avn’a, Hâmân’a ve askerlerine onlardan (hep endişe duyup) kaçındıkları hususu göstermeyi diledik.
Ve o yerde onları hakim kılalım, Firavun ile Hâmân ve ordularına, onlardan çekinmekte oldukları şeyi gösterelim.
Onlara o yerde kudret (ve haakimiyyet) verelim, Fir’avna, Hâmâne ve bunların ordularına da onlardan kocunmakda oldukları şey’i (başlarına getirib) gösterelim.
Ve onlara (İsrâîloğullarına) o memlekette imkân sağlayalım (oraya hâkim kılalım); Fir`avun ile (vezîri) Hâmân`a ve ordularına da, onlardan (İsrâîloğullarından) sakınmakta oldukları şeyi gösterelim!
Ve onları memleketlerine yerleştirelim, Firavun’ a Haman’a ve ikisinin askerlerine çekinmekte oldukları şeyleri gösterelim.
Ve yeryüzünde onlara kudret vermek ve Fir’avun ile Haman’a ve ordularına onlardan kaçındıkları şeyi (bizler) göstermek istedik.
Ve onları o ülkede hakim kılalım. Firavun’a Haman’a ve askerlerine; başlarına gelmesinden korktukları şeyi gösterelim.
(5-6) Biz ise o ülkedeki güçsüzlere ihsanda bulunmak, onları dünyada örnek şahsiyetler yapmak ve ülkeye onları vâris kılmak, onlara dünya hâkimiyeti vermek; Firavun’u, Haman’ı ve onların ordularını ise korktuklarına uğratmak istiyorduk.
Aynı konudaki âyetler: Kasas 8, Kasas 38, Ankebût 39