51. Andolsun, düşünüp öğüt alsınlar diye o sözü (Kur'an âyetlerini) onlara peşpeşe ulaştırdık.
51. Andolsun, düşünüp öğüt alsınlar diye o sözü (Kur'an âyetlerini) onlara peşpeşe ulaştırdık.
﴿٥١﴾
Yemin olsun! Onlar için sözü Kur’ân’ı açıkladı ki, düşünüp nasihat tutsunlar, daima da îman etsinler.
Kaynak: Celâleyn Tefsiri
Andolsun ki, belki düşünürler diye, onlar için sözü apaçık olarak bildirdik.
Muhakkak biz, öğüt alıp iman etmelerini umarak, müşriklere ve İsrailoğulları'ndan Yahudilere, geçmiş ümmetlerin başına gelenler kendilerinin de başına gelmesin diye geçmiş milletlerin kıssalarına ve elçilerimizi yalanladıkları zaman onlara gönderdiğimiz azaba dair sözleri ardı ardına ulaştırdık.
Andolsun ki biz, düşünüp öğüt alsınlar diye, sözü (vahyi) birbiri ardınca yetiştirmişizdir (aralıksız vahiylerimizi göndermişizdir).
Gerçek şu ki düşünüp öğüt alsınlar diye biz sözü (vahyi) onlara birbiri ardınca ulaştırmışızdır.
Gerçekten o kâfirlere, Kur’an ayetlerini, birbiri ardınca inzal ve beyan ettik ki, ibret alıp iman etsinler.
And olsun ki, Biz vahyi onlara ard arda yetistirdik; belki dusunurler.
Biz, düşünürler de öğüt alırlar diye sözü birbiri ardınca getirdik,
Andolsun ki biz, düşünüp öğüt alsınlar diye, sözü (vahyi) birbiri ardınca ulamışızdır.
Andolsun ki biz onlar için, nasıyhat kabul etsinler diye, sözü birbiri ardınca inzal edib durmuşuzdur.
Celâlim hakkı için, ibret alırlar diye sözü (vahyi) onlar için ardı ardına yetiştirdik.
Andolsun ki; Biz, onlar için sözü birbirine bitiştirdik. Belki düşünürler diye.
Kasem olsun ki, onlar için belki düşünürler diye sözü birbiri ardınca irâd ettik.
Andolsun biz, düşünüp öğüt alsınlar diye vahyi birbirine bitiştirdik.
Düşünüp ibret almaları için Biz, sözümüzü birbiri ardından getirdik.