3. Yürekleri hoplatan büyük felaketin ne olduğunu sen ne bileceksin?
3. Yürekleri hoplatan büyük felaketin ne olduğunu sen ne bileceksin?
﴿٣﴾
Kârianın ne olduğunu, sana ne bildirdi?
Kaynak: Celâleyn Tefsiri
Şiddetle çalıp gelenin ne olduğunu nereden bileceksin?
-Ey Peygamber!- Dehşetinin büyüklüğüyle insanların kalplerini hoplatan o saatin ne olduğunu sana ne öğretti? Şüphesiz o kıyamet günüdür.
Kapı çalan! Nedir o kapı çalan? O kapı çalanın ne olduğunu bilir misin?
Nedir o dehşetli ses, bilir misin?
Ne bildirdi sana, nedir o kıyamet?
O gurultu koparacak olanin ne oldugunu sen bilir misin?
Kari’â’nın ne olduğunu bilir misin ?
(1-3) Kâria! (Çarpacak kıyamet) Nedir o kâria? Kârianın ne olduğunu sen bilir misin?
O felâket kapısını çalacak (kıyametin dehşet ve azametin) sana bildiren nedir?
O çarpacak olan felâketin ne olduğunu sana ne bildirdi?
O felaket kapısını çalacak olanın ne olduğunu bilir misin sen?
O çarpacak olan felaketin ne olduğunu sana ne bildirdi?
O gürültü koparacak olanın ne olduğunu sen nereden bileceksin?
Kari’ayı, o kapıları döven ve dehşetiyle kalplere çarpan o kıyamet felaketini sen nereden bileceksin ki!
Mekke döneminin baslarinda gönderilen bu sûre, adini birinci ayetinde geçen “el-Kâriah: Kapiyi çalan, yürekleri hoplatan, ansizin gelip çarpan” kelimesinden almistir. 11 ayettir.