1. Yürekleri hoplatan büyük felaket!
بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ
1. Yürekleri hoplatan büyük felaket!
بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ
﴿١﴾
Kaariâ korkunç ve dehşet verici halleri ile kalpleri buracak olan Kıyâmet.
Kaynak: Celâleyn Tefsiri
Şiddetle çalan,
Dehşetinin büyüklüğüyle insanların kalplerini bürüyen o (kıyamet) vakit.
Kapı çalan! Nedir o kapı çalan? O kapı çalanın ne olduğunu bilir misin?
O dehşetli ses!
(Dehşetiyle kalblere çarpacak) o kıyamet,
Gurultu koparacak olan
El-Kari’â : Kalblere korku salan o müthiş gürültü !.
(1-3) Kâria! (Çarpacak kıyamet) Nedir o kâria? Kârianın ne olduğunu sen bilir misin?
Felâket kapısını çalacak olan (kıyamet).
el-Karia! (O dehşetiyle çarpıcı felâket! Kıyâmet!)
Felaket kapısını çalacak olan,
O çarpacak olan felaket.
Gürültü koparacak olan,
Kari’a,
Aynı konudaki âyetler: İbrâhîm 48, Tûr 9, Tûr 10
Mekke döneminin baslarinda gönderilen bu sûre, adini birinci ayetinde geçen “el-Kâriah: Kapiyi çalan, yürekleri hoplatan, ansizin gelip çarpan” kelimesinden almistir. 11 ayettir.