19. Hayır! Sakın sen ona uyma; secde et ve Rabbine yaklaş. ۩
19. Hayır! Sakın sen ona uyma; secde et ve Rabbine yaklaş. ۩
﴿١٩﴾ ۩
Hayır! Bu ona bir tehdittir. (Yani o günahkâr bundan vazgeçsin.) Ey Resûlüm Muhammed! Namazı terk etme hususunda sen ona itâat etme. Secde et. Allah için namaz kıl ve itâat ederek O'na yaklaş.
Kaynak: Celâleyn Tefsiri
Hayır! ona itaat etme! (Allah'a) Secde et ve (Ona) yaklaş!
İş, bu zalimin kötülük yaparak sana zarar vermeyi hayal ettiği gibi değildir. Sakın ola onun emir ve yasaklarına itaat etme! Allah Teâlâ’ya secde et ve O'na ibadet ederek yaklaş. Şüphesiz bunlar, O'na yakınlaşma sebebidir.
Hayır, hayır! Eğer vazgeçmezse, derhal onu alnından (perçeminden), o yalancı, günahkâr alından (perçemden) yakalarız (cehenneme atarız). O, hemen gidip meclisini (kendi taraftarlarını) çağırsın. Biz de zebânîleri çağıracağız. Hayır! Ona uyma! Allah'a secde et ve (yalnızca O'na) yaklaş!
Sakın onun isteğine uyma! Secdeye kapan ve Allah’a yakınlaş.
Hayır, (Ebu Cehilin yolu sapıktır). Sakın onu dinleme, secdene (namazına) devam et de (Rabbinin rahmetine) yaklaş; (Ey Rasûlüm!) () Dikkat!.. Secde âyetidir.
SÙ Sakin ona uyma; sen secde et, Rabbine yaklas.
Sakın ona uyma. Secde et ve yaklaş!.
Sakın onu dinleme de (Rabbine) secde et ve yaklaş.
Sakın (Habîbim) ona boyun eğme. Secde et. Yaklaş.
Hayır! Ona itâat etme! Böylece secde (ve namazına devâm) et ve (Rabbine)yaklaş!
Sakın, sen ona uyma. Secde et ve yaklaş.
Hayır hayır. Ona itaat etme. Ve secde et ve Yaklaş.
Hayır ona boyun eğme. Rabbine secde et ve yaklaş.
Hayır! Ona boyun eğme! Rabbine secde et, O’na yaklaş!
Bu surenin ilk bes ayeti, Hz. Peygamber’e vahyedilen ilk Kur’an ayetleridir. Geri kalan ayetler bir yil sonra nazil olmustur. Adini, ikinci ayetinde geçen ve “kan pihtisi seklinde bir yere yapisip duran sey” anlamina gelen “Alak” kelimesinden almistir. 19 ayettir.Hz. Isa’dan takriben alti asir geçmisti. Daha önceki elçilerin getirdigi mesaj, Yahudilik ve Hristiyanlik adi altinda tamamen yozlastirilmis, özünden saptirilarak taninmaz hâle gelmisti. Zulüm ve haksizlik yeryüzünü kusatmis, ahlâkî degerler bozulmus ve ilâhî vahiyden uzaklasan insanlik, korkunç bir bunalimin pençesine düsmüstü. Iste insanoglu böyle adim adim felâkete dogru sürüklenirken, Hicretten 13 yil önce, Miladi 610 yilinda, Ramazan ayinin bir gecesi, Kadir Gecesinde ilâhî rahmet yeniden tecelli etti. Sonsuz ilim, kudret, rahmet ve merhamet sahibi Allah, “Oku!” emriyle baslayan ve bizzat kendi korumasi altinda kiyamete kadar insanliga yol gösterecek olan Son Mesaji Kur’an-i Kerim’i göndererek, bütün dertlere, sikintilara, bunalimlara son veren, insani dünya ve ahirette gerçek anlamda huzura, mutluluga ulastiran biricik çözüm yolunu gösterdi: Açiklama 2:'Oku! Yaratan Rabbinin adiyla' ayeti bunlardan birisi ve ilkiydi. Ayet kisa ama çok önemli bilgi ve mesajlar içeriyordu. Bu ayet 'yaratanin adiyla' veya 'Allah’in adiyla' biçiminde degildi; eger böyle olsaydi mesaj çok degisirdi. Bu iki ifadeyle de müsriklerin yanlis inançlarina müdahale söz konusu olmazdi. Çünkü, müsrikler yaratana ve yaratan olarak Allah'a inaniyorlardi. Yine ayni ayet 'Rabbinin adiyla' biçiminde olsaydi, bu da müsrik inancindaki yanlisligi, en azindan ilk planda anlasilan muhtevasiyla tashih etmeyecekti. Çünkü müsrikler arasinda yaygin kullanilan ve anlasilan biçimiyle rabb olanlar Allah'tan baska seyler veya kisiler olduguna göre, müsrikler bununla kendi inançlarinin tasdik edilmis oldugunu düsüneceklerdi. Ancak ayet daha farkli biçimdeydi. Ayette 'Yaratan Rabbinin adiyla' deniliyordu. Bu mevcut inanci toptan degistiren bir ifadeydi. Müsriklere göre, yaratan irade rabb degildi, rabb olanlar da yaratan degillerdi. O halde bu ayetin kendilerini, kendi insan rabblerini ifade etmedigi açikti. Ayette yaratma sifati rabbe degil, rabb sifati tamamiyla yaratana ait kiliniyordu; bir diger söyleyisle kendilerinin de inandiklari Allah'a. Müsriklerin inandiklari yanlis rabb anlayislari tamamiyla reddediliyor, yaratandan baskasina rabb sifatindan herhangi bir pay verilmemis oluyordu. Bu da demekti ki; Allah, her seyin rabbidir. Hiçbir sey onun egemenliginin disinda degildir."Celaleddin Vatandas, Hz Muhammed'in Hayati ve Islam Daveti