53. Varlığımızın delillerini, (kainattaki uçsuz bucaksız) ufuklarda ve kendi nefislerinde onlara göstereceğiz ki, o Kur'an'ın gerçek olduğu onlara iyice belli olsun. Rabbinin, her şeye şâhit olması yetmez mi?
53. Varlığımızın delillerini, (kainattaki uçsuz bucaksız) ufuklarda ve kendi nefislerinde onlara göstereceğiz ki, o Kur'an'ın gerçek olduğu onlara iyice belli olsun. Rabbinin, her şeye şâhit olması yetmez mi?
﴿٥٣﴾
Biz onlara hem ufuklarda gökler ve yer bölgelerinde bulunan kandilleri, bitkileri ve ağaçları ve hem kendi nefislerinde ince sanat ve eşsiz hikmet (olan) âyetlerimizi göstereceğiz ki, nihayet onun Kur’ân’ın hak olduğunu tekrar dirilmeyi, hesabı ve cezayı bildirmek üzere yüce Allah'dan indirilmiş olduğunu anlayacaklardır. Neticede ona ve onu getirene olan inkârlarından dolayı cezalarını çekeceklerdir. Rabbinin her şeye şahit olması yetmez mi? Âyet-i kerîme’de geçen “ Bi-rabbike “ “yekfi “ fiilinin faili olup sonra gelen cümle ise ondan bedeldir. Yani senin doğruluğuna dair Rabbinizden hiç bir şeyin gizli kalmayacağı onlara yetmedi mi?
Kaynak: Celâleyn Tefsiri
Onun hak olduğu iyice belli olana kadar, ayetlerimizi hem afakta hem de kendi içlerinde göstereceğiz. Rabbinin her şeye şahit olması yetmez mi?
Kureyş kâfirlerine ayetlerimizi, Allah'ın Müslümanlar için fetih vereceği yeryüzünün ufuklarında bulunan yerleri göstereceğiz. Onlara kendi nefislerinde olan ayetlerimizi Mekke'nin fethiyle göstereceğiz. Ta ki müşriklerde bulunan şüpheler ortadan kalkana kadar bu Kur'an'ın içinde hiçbir şüphe olmayan hak olduğu ortaya çıksın. Kur'an'ın Yüce Allah katından olduğuna dair Allah'ın şahitlik etmesi bu müşrikler için yetmez mi? Allah'tan daha yüce şahit kim olabilir. Gerçekten hakkı istemiş olsalardı, Rablerinin şahitliği onlara mutlaka yeterdi.
İnsanlara ufuklarda ve kendi nefislerinde âyetlerimizi göstereceğiz ki onun (Kuran'ın) gerçek olduğu, onlara iyice belli olsun. Rabbinin her şeye şahit olması, yetmez mi?
Kur’an’ın gerçek olduğu kendileri için apaçık belli oluncaya kadar onlara çevrelerinde ve kendilerinde bulunan kanıtlarımızı hep göstereceğiz. Rabbinin her şeye tanıklık etmesi (onlar için) yeterli değil midir?
İleride biz o Mekke halkına, hem yeryüzü etrafında, hem bizzat nefislerinde ayetlerimizi (kudretimizin alâmetlerini) öyle göstereceğiz ki, nihayet Peygamberin söylediği şeyin hak olduğu kendilerine zahir olacaktır. Rabbinin her şeye şahid olması yetmez mi?
Onun hak oldugu meydana cikincaya kadar varligimizin belgelerini onlara hem dis dunyada ve hem de kendi iclerinde gosterecegiz. Rabbinin her seye sahit olmasi yetmez mi?
İleride onlara âyetlerimizi hem birçok ufuklarda, hem de kendi nefslerinde göstereceğiz. Tâ ki, O’nun (Kur’ân’ın) hakk olduğu meydana çıkıp onlara açıklanmış olsun.. Rabbının her şeye şâhid olması yetmez mi ?
Biz onlara hem ufuklarda ve hem kendi nefislerinde delillerimizi göstereceğiz ki, Kur’ân’ın hak olduğu kendilerine açıkça belli olsun. Senin Rabbinin her şeye şahit olması kafi değil mi?
Gerek afaakda, gerek kendi nefislerinizde âyetlerimizi yakında onlara göstereceğiz. Nihayet onun hak olduğu şübhesiz kendileri için de apaçık meydana çıkacakdır. Rabbinin herşey’e hakkıyle şâhid olması sana kâfî değil mi?
Onlara hem âfâkda (kendi dışlarındaki âlemlerde), hem de kendi nefislerinde(enfüsde) delillerimizi göstereceğiz; tâ ki onun (o Kur`ân`ın) gerçekten hak olduğu onlara belli olsun! (Bu hususta) Rabbin yetmez mi ki, şübhesiz O, herşeye hakkıyla şâhiddir.
Onun hak olduğunu anlayıncaya kadar ayetlerimizi onlara hem ufuklarda hem de kendi nefislerinde göstereceğiz. Rabbının her şeye şahid olması yetmez mi?
Yakında onlara ufuklarda ve kendi nefislerinde olan âyetlerimizi göstereceğiz, tâ ki, onlar için onun hak olduğu tezahür etsin. Kifâyet etmiyor mu ki, Rabbin, şüphe yok ki O, her şey üzerine şâhittir.
Biz onlara iç ve dış alemdeki ayetlerimizi göstereceğiz ki, o Kur’an’ın gerçek olduğu, onlara iyice belli olsun. Rabb’inin her şeye şahit olması yetmez mi?
Evet, Biz ileride onlara delillerimizi gerek dış dünyada, gerek kendi öz varlıklarında göstereceğiz; ta ki Kur’ân’ın, Allah tarafından gelen gerçeğin ta kendisi olduğu onlar tarafından da iyice anlaşılacak. Rabbinin her şeye şahid olması yetmez mi?
Mekke döneminin ortalarinda, Mümin sûresinden sonra indirilmistir. Adini, üçüncü ayetinde geçen ve Kur’an mesajinin açik ve net olduguna isâret eden “fussilet: açiklandi” kelimesinden almistir. 54 ayettir.