51. İnsana nimet verdiğimizde yüz çevirir ve yan çizer. Başına bir kötülük gelince de yalvarmaya koyulur.
51. İnsana nimet verdiğimizde yüz çevirir ve yan çizer. Başına bir kötülük gelince de yalvarmaya koyulur.
﴿٥١﴾
İnsan cinsine nimet verdiğimiz vakit şükürden yüz çevirir ve yan çizip uzaklaşır. Çalım satarak omuz büker. Ama kendisine fenalık dokununca hemen enine boyuna duaya dalar. Bol dua sâhibi olur. Âyet-i kerîme’de geçen “ Nae “ fiili bir kırâata “ hemzenin (elif den) önce gelmesiyle (Nea) okunmuştur.
Kaynak: Celâleyn Tefsiri
İnsana bir nimet verdiğimizde yüz çevirir ve büyüklük taslar. Bir kötülük dokunduğu zaman hemen çokça dua etmeye başlar.
Biz insana sıhhat, afiyet gibi nimetler verdiğimiz zaman Allah'ın zikrinden ve O'na itaat etmekten gaflete düşer, kibirlenerek yüz çevirir. Ona hastalık ve fakirlik gibi bir sıkıntı başına gelince de üzerinden sıkıntısını gidermesi için Allah'a çokca dua eder. O Rabbi, kendisine nimet verdiği zaman O'na şükretmez. Ona bir bela verdiğinde ise o belaya da sabretmez.
İnsana bir nimet verdiğimiz zaman (bizden) yüz çevirir ve yan çizer. Fakat ona bir şer dokunduğu zaman da yalvarıp durur.
Ne zaman insanoğluna bir lutufta bulunsak arkasını dönüp uzaklaşır; başına bir kötülük geldiğinde de uzun uzadıya yalvarıp yakarır.
Biz insana nimet verdiğimiz vakit, şükretmekten yüz çevirir ve yan büküb uzaklaşır. Kendisine darlık dokunuverdi mi, artık geniş geniş duaya dalar.
Insana nimet verdigimiz zaman yuz cevirerek yan cizer; basina bir kotuluk gelince uzun uzun yalvarir.
İnsana nîmet verdiğimizde yüzçevirip yan çizer. Kendisine kötülük dokunduğu zaman (bakarsın ki), uzun ve geniş bir duada bulunur.
Biz insana bir nimet verdiğimiz zaman o yüz çevirir, yan çizer. Ona bir kötülük dokunduğu zaman da uzun uzun yalvarır.
İnsana ni’met verdiğimiz vakit (şükürden) yüz çevirir, nefsi ondan uzaklaşır. Ona bir şer dokunduğu zaman ise artık o, geniş (bol) bir düâ saahibidir.
Hem insana ni`met verdiğimiz zaman (şükürden) yüz çevirir ve yan çizer. Ona kötülük dokunduğu zaman da bol bol duâ eden bir kimse olur.
İnsana nimet verdiğimiz zaman yüz çevirir, yan çizer. Başına bir fenalık gelince de uzun uzun yalvarır.
Ve insana nîmet verdiğimiz zaman yüz çevirir ve böbürlenmekte bulunur. Ve ona bir kötülük dokunduğu zaman ise artık bol bol duacıdır.
İnsana bir nimet verdik mi yüz çevirir; yan çizer. Ona bir şer dokundu mu yalvarıp durur.
Biz insana nimet verdiğimizde o, şükürden yüz çevirir, başını alır uzaklaşır. Fakat kendisine sıkıntı dokununca, bir de bakarsın uzun uzun yalvarır durur.
Mekke döneminin ortalarinda, Mümin sûresinden sonra indirilmistir. Adini, üçüncü ayetinde geçen ve Kur’an mesajinin açik ve net olduguna isâret eden “fussilet: açiklandi” kelimesinden almistir. 54 ayettir.