49. Oysa onlar daha önce kendilerine yağmur yağdırılmadan evvel kesin bir ümitsizliğe kapılmışlardı.
49. Oysa onlar daha önce kendilerine yağmur yağdırılmadan evvel kesin bir ümitsizliğe kapılmışlardı.
﴿٤٩﴾
Hâlbuki bunlar, üzerlerine yağmur indirilmeden önce yağacağından ümitlerini kesmişlerdi. Âyette ikinci kez yer alan“ min kabl “ Tekid ifade etmektedir. Yine Âyet-i kerîme’de geçen “ İn”Tahfiflenmiş olup, tahkik mânâsını ifade etmektedir.
Kaynak: Celâleyn Tefsiri
Halbuki onlar yağmur yağmadan önce iyice ümitlerini kesmişlerdi.
Yüce Allah, insanlara yağmuru indirmeden önce onlar kendilerine yağmurun yağmasından ümitlerini kesmiş durumdaydılar.
Oysa onlar, daha önce, üzerlerine yağmur yağdırılmasından iyice ümitlerini kesmişlerdi.
Oysa onlar, yağmurun yağdırılmasından az önce büsbütün ümitsiz ve şaşkın halde idiler.
Halbuki bu adamlar üzerlerine yağmur indirilmeden önce ümidlerini kesmişlerdi.
(48-49) Ruzgarlari gonderip bulutlari yuruten, onlari gokte diledigi gibi yayan ve kisim kisim yigan Allah’tir. Artik sen de aralarindan yagmurun ciktigini gorursun. Allah’in kullarindan diledigine verdigi yagmurla, daha onceden kendilerine yagmur inidirilmesinden umidlerini kesmis olduklari icin onlar seviniverirler.
Her ne kadar onlar buluttan önce. yağmur yağmadan evvel ümitsizlik içindeydilerse de..
Halbuki onlar, daha önce üzerlerine yağmur indirilmeden evvel ümidi kesmişlerdi.
Halbuki onlar bundan evvel üzerlerine (Allahın yağmur) indireceğinden kat’iyyen ümîdlerini kesmişlerdi.
Hâlbuki (onlar), bundan (bu yağmur bulutlarının görünmesinden) evvel (ve)üzerlerine (yağmurun) indirilmesinden önce elbette ümidsizliğe düşmüş kimselerdi.
Halbuki daha önceden kendilerine yağmur indirilmesinden kesin olarak ümitlerini kesmişlerdi.
Halbuki, onların üzerlerine indirilmeden evvel ondan evvelce elbette ye’se düşmüşlerdi.
Oysa onlar, daha önce üzerlerine yağmur yağdırılmasından iyice ümitlerini kesmişlerdi.
Halbuki onlar, daha önce Allah’ın üzerlerine yağmur indireceğinden tamamen ümitsiz idiler.