46. Onlar gerçekten tuzaklarını kurmuşlardı. Tuzakları yüzünden dağlar yerinden oynayacak olsa bile, tuzakları Allah katındadır (Allah onu bilir).
46. Onlar gerçekten tuzaklarını kurmuşlardı. Tuzakları yüzünden dağlar yerinden oynayacak olsa bile, tuzakları Allah katındadır (Allah onu bilir).
﴿٤٦﴾
Gerçekten onlar Nebi (sallallahü aleyhi ve sellem)'e onu öldürmeyi veya bağlayıp tutuklamayı yahut (yurdundan) çıkarmayı istedikleri zaman hilelerini kurdular. Ve onların hilesi Allah katındadır. Yani Allah katında malûmdur. Veya cezası Allah katındadır. Ne kadar büyük de olsa onların hileleriyle dağlar yerinden gidecek değildir. Bunun mânâsı mühim değil, bu ancak kendilerine zarar verir demektir. “ Bir kırâate göre ” Litezule “ fiili lamın fethası ve fiilin zammesi ile okunmuştur. Buna göre ise “İn”Tahfiflenmiştir. Bu kırâate göre maksat onların hilelerinin büyüklüğüdür. Buna göre mânâ: Halbuki onların hileleri (büyüklüğü bakımından dağlar yerinden oynar). Bu âyette zikri geçen dağlardan maksat bizzat dağların kendisidir, denilmiştir. Karar ve sebatta dağlara benzetilen İslâm'ın hükümleridir de denilmiştir. Hileden maksadın, onların küfrü olduğu da söylenmiştir. “Az daha gökler çatlayacak, yer yarılacak ve dağlar yıkılıp çökecekti “ (Meryem-90) Âyet-i ikinci kırâate göre onların hilelerinden maksadın küfür olduğuna münasip düşüyor, muvaffakat ediyor. (Çünkü Rahmâna çocuk isnat ettiler). Birinci görüşe de (yani onların hilelerinden maksat büyüklüğüdür) Menfi olarak okunan“Onların hileleriyle dağlar yerindan gidecek değildi “ (büyük de olsa) Âyet-i muvaffakat ediyor.
Kaynak: Celâleyn Tefsiri
Onlar tuzaklar kurdular, ama Allah katında da onlara tuzak vardır. İsterse onların tuzakları dağları yerinden oynatacak olsun.
Geçmişte yaşamış zalim toplulukların diyarına yerleşenler Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'i öldürmek ve davetini sonlandırmak için tuzaklar kurdular. Onların kurmuş olduğu planlardan hiçbirisi Yüce Allah'a gizli kalmaz. Onların bu planları zayıftır. Allah'ın onlar için yaptığı planın aksine onların planları zayıflığından dolayı ne dağları yerinden oynatır ne de başka bir şey yapar.
Hilelerinin cezası Allah katında (malum) iken, onlar, tuzaklarını kurmuşlardı. Halbuki onların hileleriyle dağlar yerinden gidecek değildi!
Tuzaklarını Allah bilip dururken onlar tuzaklarını kurmaya devam ettiler. Oysa onların tuzaklarıyla dağlar yıkılıp yok olacak değildi!
Gerçekten onlar, (İslâma karşı) hile ve tuzaklarını kurdular. Allah katında da onlara hilelerine karşı azap var; isterse onların hileleri dağları yerinden oynatacak olsun.
suphesiz onlar duzenlerini kurdular; oysa daglari yerinden oynatacak olsa bile, bu duzenleri hep Allah’in elindeydi.
Onlar kurmak istedikleri tuzağı kurdular; hile ve tuzaklarıyla dağlar bile yerinden oynasa, Allah yanında da onların tuzağına karşı tuzak var.
Gerçekten onlar çeşitli hileler ve tuzaklar kurdular. Allah katında da onlara hilelerine karşı azab var; isterse onların hileleri dağları yerinden oynatacak olsun.
Hakıykat, onlar (peygamberlere karşı) bir takım tuzaklar kurmuşlardı. Halbuki onların tuzaklarından dağlar yerinden oynayıb gitmiş olsa bile Allah katında onlara âid (nice nice) cezalar vardır.
Hâlbuki (onlar her türlü) tuzaklarıyla, gerçekten tuzak kurdular; Allah katında da tuzakları (beklemedikleri cezâları) var. Artık, isterse tuzakları dağları yerinden yok edecek olsun!
Gerçekten onlar, düzenlerini kurmuşlardı. Halbuki dağları oynatacak güçte olsa bile, onların bu düzenleri hep Allah’ın elindeydi.
Ve muhakkak ki, (onlar) hileleriyle hilede bulundular ve onların hilesi, Allah katında (malum)dur. Ve onların hilesi, ondan dağlar zail olacak bir (kuvvette) değildir.
Onlar kuracakları tuzağı kurdular. Fakat tuzakları dağları yerlerinden oynatabilecek nitelikte olsa bile, Allah’ın denetimi altındadır.
Onlar tuzaklar kurdular, ama Allah nezdinde de onlara tuzak var, isterse onların tuzakları dağları yerinden oynatacak olsun!