27. Allah, iman edenleri hem dünya hayatında hem de ahirette sabit bir sözle sağlamlaştırır, zalimleri ise saptırır. Ve Allah dilediğini yapar.
27. Allah, iman edenleri hem dünya hayatında hem de ahirette sabit bir sözle sağlamlaştırır, zalimleri ise saptırır. Ve Allah dilediğini yapar.
﴿٢٧﴾
Allah, îman edenleri hem dünyada hem âhirette yani kabirde sabit sözle ki, o da kelime-i tevhiddir sağlam tutar. İki melek onlara, “Rabbin kimdir? Dinin nedir? Peygamberin kimdir? Diye sual ettiklerinde doğru cevap verirler. Nitekim Buharî ve Müslim'deki bir hadis-i şerifte böyle buyrulmuştur. Allah, zâlimleri kâfirleri dalâlete düşürür de doğru cevap vermeye yol bulamazlar. Hadis-i Şerifte belirtildiği gibi bilâkis, “Bilmiyoruz “ derler. Allah dilediğini yapar.
Kaynak: Celâleyn Tefsiri
Allah iman edenleri, dünya hayatında ve ahirette sapasağlam bir söz ile sabit kılar, zalimleri de saptırır. Allah ne dilerse yapar.
Yüce Allah Müminleri tam bir iman ile ölene kadar dünya hayatında kelime-i tevhit üzere sabit kılar. Berzah hayatında kabirde sorguya çekilirken de sabit kılar. Ve yine kıyamet gününde de sabit kılar. Yüce Allah kendisine şirk koşan, hak yolu ve doğruyu inkâr eden zalimleri saptırır. Adaleti ile saptırmak istediği kimseleri saptırarak ve lütfu ile hidayet ettiği kullarına hidayet ederek dilediğini yapar. Allah -Subhânehu ve Teâlâ-'yı bir şey yapmaya zorlayacak kimse yoktur.
Allah Teâlâ sağlam sözle iman edenleri hem dünya hayatında hem de ahirette sapasağlam tutar. Zalimleri ise Allah saptırır. Allah dilediğini yapar.
Allah sağlam söze iman edenleri hem dünya hayatında hem de âhirette sağlam tutar; Allah zalimleri de şaşırtır ve Allah dilediğini yapar.
Allah, iman edenleri hem dünyada, hem ahirette (kabirde) sabit söz olan şehadet kelimesi (eşhedü enlâ ilâhe illallah ve eşhedu enne Muhammeden abdühü ve Rasûlüh) ile tesbit eder; tevhîde bağlı kılar. Allah, zalimleri (kâfirleri) şaşırtır ve Allah dilediğini yapar.
Allah inananlari, dunya hayatinda ve ahirette saglam bir soz uzerinde tutar; zalimleri de saptirir. Allah diledigini yapar.
Allah imân edenleri Dünya hayatında da, Âhiret’te de sabit bir söz ile sağlamlaştırır. Zâlimleri ise saptırır ve Allah dilediğini yapar.
Allah, iman edenleri, dünya hayatında da, ahirette de sağlam bir söz üzerinde tutar; zalimleri de saptırır ve Allah, dilediğini yapar.
Allah, îman, edenlere dünyâ hayaatında da, âhiretde de, o sabit söz (ler) inde, dâima sebat ihsan eder. Allah zaalimleri (kâfirleri) şaşırtır. Allah ne dilerse yapar.
Allah îmân edenlere, dünya hayâtında da, âhirette de sağlam sözle (kelime-i şehâdetle) sebat verir. Allah, zâlimleri ise (kendi zulümleri sebebiyle) dalâlete atar ve Allah, dilediğini yapar.
Allah; inananları, dünya hayatında ve ahirette sağlam bir söz üzerinde tutar. Zalimleri de saptırır. Allah, dilediğini yapar.
Allah Teâlâ mü’minleri dünya hayatında da, ahirette de sabit kavil ile tesbit eder ve Allah Teâlâ zalimleri dalâlete düşürür ve Allah Teâlâ dilediğini yapar.
Allah, gerek dünya hayatında, gerekse ahirette mü’minleri değişmez söze bağlı tutar. Allah zalimleri ise saptırır. Allah dilediğini yapar.
Allah iman edenleri hem dünyada hem âhirette o sabit söz üzerinde sağlam bir şekilde tutar. Zalimleri ise şaşırtır. Allah elbette dilediğini yapar.
Aynı konudaki âyetler: Bakara 185, Bakara 253, Âl-i İmrân 26, Âl-i İmrân 40, Mâide 1
Aynı konudaki âyetler: En'âm 98, Tevbe 84, Tâhâ 124, Mü'min 46, Mümtehine 13
Aynı konudaki âyetler: Bakara 124, Bakara 258, Nisâ 168, Nisâ 169, Mâide 45