1. De ki: "Yarattığı şeylerin kötülüğünden, karanlığı çöktüğü zaman gecenin kötülüğünden, düğümlere üfleyenlerin kötülüğünden, haset ettiği zaman hasetçinin kötülüğünden, sabah aydınlığının Rabbine sığınırım."
بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ
1. De ki: "Yarattığı şeylerin kötülüğünden, karanlığı çöktüğü zaman gecenin kötülüğünden, düğümlere üfleyenlerin kötülüğünden, haset ettiği zaman hasetçinin kötülüğünden, sabah aydınlığının Rabbine sığınırım."
بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ
﴿١﴾
(Ey Resûlüm,) de ki: Sabahın Rabbine (karanlığı yarıp tan yerini ağartan Rabb[im]e) sığınırım,
Kaynak: Celâleyn Tefsiri
De ki: “Ben sabahın Rabbine sığınırım.
-Ey Peygamber!- De ki: Sabahın Rabbine sığınırım ve O'nun himayesini isterim.
De ki: Yarattığı şeylerin şerrinden, karanlığı çöktüğü zaman gecenin şerrinden, düğümlere üfürüp büyü yapan üfürükçülerin şerrinden ve kıskandığı vakit kıskanç kişinin şerrinden sabahın Rabbine sığınırım!
De ki: “Sabahın rabbine sığınırım;
(Ey Rasûlüm,) de ki: Sığınırım sabahın Rabbine;
(1-5) De ki: «Yaratiklarin serrinden, bastirdigi zaman karanligin serrinden, dugumlere nefes eden buyuculerin serrinden, hased ettigi zaman hasedcilerin serrinden, tan yerini agartan Rabbe siginirim."
(1-2-3-4-5) De ki: Yarattığı şeylerin şerrinden, karanlığıyla ortalığa çöken gecenin şerrinden, düğümlere üfleyen falcı ve büyücülerin şerrinden, hased ettiğinde hasedçi-nin şerrinden, karanlığı ayırıp sabahın aydınlığını çıkaran Rabba sığınırım.
De ki: «Ben, ağaran sabahın Rabbine sığınırım,
De ki: Sabaahın Rabbine sığınırım,
De ki: `Felak`ın (sabahın) Rabbine sığınırım!`
De ki: Tanyerini ağartan Rabba sığınırım.
De ki: «Felâkın (yaratılıp vücuda getirilmiş olan şeylerin) Rabbine sığınırım.»
De ki; «Sığınırım ben, karanlığı yarıp sabahı ortaya çıkaran Rabbime.
De ki: Sabahın Rabbine sığınırım:
Aynı konudaki âyetler: Bakara 102, Mâide 3, Mâide 9
Aynı konudaki âyetler: Bakara 109, Nisâ 54
Konu ve üslup bakimindan birbirlerine oldukça benzeyen ve Hz. Peygamber tarafindan “Muavvizeteyn: Allah’in himayesine ulastiran ikili” olarak adlandirilan Felak ve Nas sûreleri Mekke döneminin ilk yillarinda indirilmistir.5 ayetten olusan Felak sûresi, adini birinci ayetinde geçen “Felak” kelimesinden almistir. Safak, sabah, tan agarma vakti gibi kelimelerle çevrilebilen felak; tohumun çatlamasinin ardindan agacin; yumurtanin kirilisinin ardindan muhtelif hayvan türlerinin; karanligin parçalanisinin ardindan aydinligin dogusu gibi bir kirilma, çatlama, patlama, yarilma sonrasinda ortaya çikan yeni bir olusumu, dogumu anlatir. Mecazi olarak da, insani bunaltan bir sikinti, dert, aci ve kederin ardindan gelen sevinç ve rahatlik halini veya zihnin ve vicdanin duçar oldugu kesmekesin ardindan dogan manevi aydinlanmayi ifade eder.