4. De ki: "Yarattığı şeylerin kötülüğünden, karanlığı çöktüğü zaman gecenin kötülüğünden, düğümlere üfleyenlerin kötülüğünden, haset ettiği zaman hasetçinin kötülüğünden, sabah aydınlığının Rabbine sığınırım."
4. De ki: "Yarattığı şeylerin kötülüğünden, karanlığı çöktüğü zaman gecenin kötülüğünden, düğümlere üfleyenlerin kötülüğünden, haset ettiği zaman hasetçinin kötülüğünden, sabah aydınlığının Rabbine sığınırım."
﴿٤﴾
(Büyü yapmak için ipliklere bağladıkları) düğümlere üfüren (büyücü kadın nefes)lerin şerrinden,
Kaynak: Celâleyn Tefsiri
Düğümlere üfleyenlerin şerrinden,
Düğümlere üfleyen büyücü kadınların kötülüklerinden O'na sığınırım.
De ki: Yarattığı şeylerin şerrinden, karanlığı çöktüğü zaman gecenin şerrinden, düğümlere üfürüp büyü yapan üfürükçülerin şerrinden ve kıskandığı vakit kıskanç kişinin şerrinden sabahın Rabbine sığınırım!
Düğümlere üfürenlerin şerrinden;
(Büyü yapmak için) düğümlere üfliyen kadınların (her sihirbazın) şerrinden,
(1-5) De ki: «Yaratiklarin serrinden, bastirdigi zaman karanligin serrinden, dugumlere nefes eden buyuculerin serrinden, hased ettigi zaman hasedcilerin serrinden, tan yerini agartan Rabbe siginirim."
(1-2-3-4-5) De ki: Yarattığı şeylerin şerrinden, karanlığıyla ortalığa çöken gecenin şerrinden, düğümlere üfleyen falcı ve büyücülerin şerrinden, hased ettiğinde hasedçi-nin şerrinden, karanlığı ayırıp sabahın aydınlığını çıkaran Rabba sığınırım.
Ve düğümlere üfleyen büyücülerin şerrinden,
düğümlere üfüren (nefes) lerin şerrinden.
`Ve düğümlere üfleyen (büyücü)lerin şerrinden!`
Düğümlere üfürenlerin şerrinden,
«Ve düğümlere üfleyen (büyücü)lerin şerrinden.»
Düğümlere üfleyip tüküren büyücü kadınların şerrinden.
Düğümlere üfleyip büyü yapan büyücü kadınların şerrinden,
Konu ve üslup bakimindan birbirlerine oldukça benzeyen ve Hz. Peygamber tarafindan “Muavvizeteyn: Allah’in himayesine ulastiran ikili” olarak adlandirilan Felak ve Nas sûreleri Mekke döneminin ilk yillarinda indirilmistir.5 ayetten olusan Felak sûresi, adini birinci ayetinde geçen “Felak” kelimesinden almistir. Safak, sabah, tan agarma vakti gibi kelimelerle çevrilebilen felak; tohumun çatlamasinin ardindan agacin; yumurtanin kirilisinin ardindan muhtelif hayvan türlerinin; karanligin parçalanisinin ardindan aydinligin dogusu gibi bir kirilma, çatlama, patlama, yarilma sonrasinda ortaya çikan yeni bir olusumu, dogumu anlatir. Mecazi olarak da, insani bunaltan bir sikinti, dert, aci ve kederin ardindan gelen sevinç ve rahatlik halini veya zihnin ve vicdanin duçar oldugu kesmekesin ardindan dogan manevi aydinlanmayi ifade eder.