3. De ki: "Yarattığı şeylerin kötülüğünden, karanlığı çöktüğü zaman gecenin kötülüğünden, düğümlere üfleyenlerin kötülüğünden, haset ettiği zaman hasetçinin kötülüğünden, sabah aydınlığının Rabbine sığınırım."
3. De ki: "Yarattığı şeylerin kötülüğünden, karanlığı çöktüğü zaman gecenin kötülüğünden, düğümlere üfleyenlerin kötülüğünden, haset ettiği zaman hasetçinin kötülüğünden, sabah aydınlığının Rabbine sığınırım."
﴿٣﴾
(Ay kaybolup) karanlığı çöktüğü zaman gecenin şerrinden,
Kaynak: Celâleyn Tefsiri
Çöktüğü zaman karanlığın şerrinden,
Gece ortaya çıkan canlıların ve hırsızların kötülüklerinden Allah’a sığınırım.
De ki: Yarattığı şeylerin şerrinden, karanlığı çöktüğü zaman gecenin şerrinden, düğümlere üfürüp büyü yapan üfürükçülerin şerrinden ve kıskandığı vakit kıskanç kişinin şerrinden sabahın Rabbine sığınırım!
Karanlığı çöktüğü zaman gecenin şerrinden;
Karanlığı girib çöktüğü zaman, gecenin (içinde işlenib çoğalan) şerrinden,
(1-5) De ki: «Yaratiklarin serrinden, bastirdigi zaman karanligin serrinden, dugumlere nefes eden buyuculerin serrinden, hased ettigi zaman hasedcilerin serrinden, tan yerini agartan Rabbe siginirim."
(1-2-3-4-5) De ki: Yarattığı şeylerin şerrinden, karanlığıyla ortalığa çöken gecenin şerrinden, düğümlere üfleyen falcı ve büyücülerin şerrinden, hased ettiğinde hasedçi-nin şerrinden, karanlığı ayırıp sabahın aydınlığını çıkaran Rabba sığınırım.
Karanlığı çöktüğü zaman gecenin şerrinden,
karanlığı çöküb basdığı zaman gecenin şerrinden,
`Ve karanlığı bastığı zaman, gecenin şerrinden!`
Bastırdığı zaman, karanlığın şerrinden,
(2-3) «Yaratmış olduğu şeylerin şerrinden. Ve gecenin şerrinden, zulmeti çöküp ortalığı kapladığı zaman.»
Karanlığı çöktüğü zaman gecenin şerrinden.
Karanlığı çöktüğü zaman gecenin şerrinden,
Konu ve üslup bakimindan birbirlerine oldukça benzeyen ve Hz. Peygamber tarafindan “Muavvizeteyn: Allah’in himayesine ulastiran ikili” olarak adlandirilan Felak ve Nas sûreleri Mekke döneminin ilk yillarinda indirilmistir.5 ayetten olusan Felak sûresi, adini birinci ayetinde geçen “Felak” kelimesinden almistir. Safak, sabah, tan agarma vakti gibi kelimelerle çevrilebilen felak; tohumun çatlamasinin ardindan agacin; yumurtanin kirilisinin ardindan muhtelif hayvan türlerinin; karanligin parçalanisinin ardindan aydinligin dogusu gibi bir kirilma, çatlama, patlama, yarilma sonrasinda ortaya çikan yeni bir olusumu, dogumu anlatir. Mecazi olarak da, insani bunaltan bir sikinti, dert, aci ve kederin ardindan gelen sevinç ve rahatlik halini veya zihnin ve vicdanin duçar oldugu kesmekesin ardindan dogan manevi aydinlanmayi ifade eder.