2. Sinâ Dağına andolsun,
2. Sinâ Dağına andolsun,
﴿٢﴾
Üzerinde yüce Allah'ın Mûsa (aleyhi's-selâm) ile konuştuğu Sina dağına. Sînin, bereketli veya meyveli ağaçlarla donanmış güzel olan şey demektir.
Kaynak: Celâleyn Tefsiri
Sina Dağı’na,
Ve peygamberi Musa -aleyhisselam- ile konuştuğu Sîna Dağı'na yemin etmiştir.
İncire, zeytine, Sina dağına ve şu emîn beldeye yemin ederim ki, biz insanı en güzel biçimde yarattık. Sonra onu aşağıların aşağısına indirdik.
Sînâ dağına;
(Hz. Mûsa’nın Rabbine münacaatta bulunduğu) Sinâ dağına,
And olsun Sina dagina,
Sina dağına,
Sina dağına
Sînâ dağına,
Ve Sînâ dağına!
Sina dağına,
(1-2) Andolsun tin’e ve zeytûn’e. Ve Sina dağına.
Andolsun sina dağına,
Sina dağı, hakkı için!
Mekke döneminin baslarinda, Burûc sûresinden sonra indirilmistir. Adini, birinci ayetinde geçen ve Hz. Isa’nin Peygamberligine isâret eden “Tin: incir agaci” kelimesinden almistir. 8 ayettir.