5. "Siz de benim kulluk ettiğime kulluk edecek değilsiniz."
5. "Siz de benim kulluk ettiğime kulluk edecek değilsiniz."
﴿٥﴾
Sizler de ileride benim ibâdet ettiğime ibâdet ediciler değilsiniz. Allahü teâlâ, onların îman etmeyeceklerini biliyordu. “ma” lâfzının Allahü teâlâ üzerine kullanılması, “mukabele “yolu üzeredir.
Kaynak: Celâleyn Tefsiri
Siz de benim ibadet ettiğime ibadet ediciler değilsiniz.
Ve siz de benim ibadet ettiğim bir tek Allah'a ibadet edecek değilsiniz.
Evet, siz de benim taptığıma tapıyor değilsiniz.
Siz de benim taptığıma tapıyor değilsiniz.
Siz de (hiç bir zaman), benim ibadet etmekte olduğuma ibadet ediciler değilsiniz.
«Benim taptigima da sizler tapmiyorsunuz.»
Ve sizler de benim taptığıma tapıcılar değilsiniz.
Siz de benim taptığıma tapacak değilsiniz.
«Siz de benim kulluk etmekde olduğuma (hiçbir vakit) kulluk ediciler değilsiniz».
`Siz de (benim) ibâdet etmekte olduğuma ibâdet ediciler değilsiniz!`
Benim taptığıma da sizler, tapacak değilsiniz.
«Siz de benim taptığıma tapıcılar değilsiniz.»
Sizler de benim taptığıma tapacak değilsiniz.
Siz de benim ibadet ettiğime ibadet etmezsiniz.
Mekke döneminin baslarinda, Mâûn sûresinden sonra indirilmistir. Kâfirlere yönelik bir reddiye, onlara karsi ortaya konan bir tavir ve “haberiniz olsun; ben Müslümanim” seklinde bir ültimatom niteligi tasidigindan bu adi almistir. 6 ayettir.