7. Ola ki Allah sizinle, içlerinden düşman olduğunuz kimseler arasına bir sevgi (ve yakınlık) koyar. Allah hakkıyla gücü yetendir. Allah çok bağışlayandır, çok merhametlidir.
7. Ola ki Allah sizinle, içlerinden düşman olduğunuz kimseler arasına bir sevgi (ve yakınlık) koyar. Allah hakkıyla gücü yetendir. Allah çok bağışlayandır, çok merhametlidir.
﴿٧﴾
Olur ki, Allah, sizinle içlerinden Allah'a itâat etmek için birbirinize düşman olduğunuz Mekke kâfirleri arasında onları îmana kavuşturmak suretiyle yakında bir dostluk peydah eder de sizlere dost olurlar. Allah bunu yapmaya kâdirdir ki, Allahü teâlâ Mekke'nin fethinden sonra bunu gerçekleştirmiştir. Allah onların geçmişte yaptıklarını bağışlayıcı, onları çok merhametlidir.
Kaynak: Celâleyn Tefsiri
Olur ki Allah düşmanlarınızla aranızda bir dostluk yaratır. Allah güçlüdür. Allah, bağışlar, merhamet eder.
-Ey Müminler!- Olur ki Allah, kendileri ile aranızda düşmanlık bulunan kâfirler ile aranıza onları İslam'a hidayet ederek bir sevgi koyar da onlar sizin dinde kardeşleriniz olurlar. Allah her şeye kadirdir, onların kalplerini imana doğru çevirir. Allah, tövbe eden kullarına karşı çok bağışlayıcıdır, çok merhametlidir.
Olur ki Allah sizinle düşman olduklarınız arasında yakında bir dostluk meydana getirir. Allah gücü yetendir. Allah çok bağışlayan, çok esirgeyendir.
Belki de Allah sizinle onlardan düşmanınız olan kimseler arasında (karşılıklı) bir dostluk meydana getirecektir. Allah kādirdir. Allah bağışlayıcıdır, engin merhamet sahibidir.
Olur ki Allah, (onları İslâm’a erdirmekle) içlerinden birbirinize düşmanalık ettikleriniz arasında bir sevgi ve yakınlık kurar. Allah (buna) Kadîr’dir. Allah Gafûr’dur= çok bağışlayandır, Rahîm’dir= çok merhametlidir.
Allah’in sizinle, dusmanlik gosterdiginiz kimseler arasinda bir sevgi yaratmasi umulur; Allah Kadir’dir, Allah bagislayandir, aciyandir.
Allah’ın, sizinle o düşmanlık ettiğiniz kimseler arasında bir sevgi bağı kurması umulabilir. Allah çok kudretlidir; Allah çok bağışlayan, çok merhamet edendir.
Olur ki Allah sizinle düşmanlarınız arasında yakında bir dostluk meydana getirir. Allah gücü yetendir. Allah çok bağışlayan, çok merhamet edendir.
Olur ki Allah, sizinle içlerinden birbirinize düşman olduğunuz (kâfirler) arasında yakında bir dostluk peyda eder. Allah hakkıyle kaadirdir. Allah çok yarlığayıcıdır, çok esirgeyicidir.
Olur ki Allah, sizinle onlardan (Mekkelilerden) düşmanlık içinde bulunduğunuz kimseler arasında (onlara hidâyet vererek) bir dostluk meydana getirir. Çünki Allah, (buna)hakkıyla gücü yetendir. Ve Allah, Gafûr (çok bağışlayan)dır, Rahîm (çok merhamet eden)dir.
Olur ki Allah; sizinle, onlardan düşman olduğunuz kimseler arasında yakında bir dostluk peyda eder. Allah; Kadir’dir. Ve Allah; Gafur’dur, Rahim’dir.
Umulur ki Allah, sizin aranızla onlardan düşmanlaşmış olduğunuz kimseler arasında bir dostluk husûle getirir ve Allah kâdirdir ve Allah gafûrdur, rahîmdir.
Belki de Allah sizinle, onlardan düşman olduklarınız arasına ağır sevgi koyar, Allah buna kadirdir. Allah çok bağışlayan çok esirgeyendir.
Umulur ki Allah sizinle düşmanlarınız arasında bir sevgi ve yakınlık kurar. Çünkü Allah herşeye kadirdir. Allah gafurdur, rahîmdir.
Medîne’de, Hudeybiye Baris Antlasmasi ile Mekke’nin fethi arasinda, muhtemelen hicretin sekizinci yilinda indirilmistir. Adini, onuncu ayetinde geçen “femtehinûhunne: Medîne’ye siginan kadinlarin mümin olup olmadiklarinin anlasilmasi için onlari sinayin, imtihân edin!” kelimesinden almistir. Mümtehine: Imtihân eden sûre ve Mümtehane: Imtihan edilen kadin adlariyla anilan sûre, 13 ayettir.Mekkeli müsrikler Müslüman bir kabîleye saldirarak Hudeybiye antlasmasini çigneyince, Hz. Peygamber Mekke’ye ani bir baskin düzenlemek üzere gizlice hazirliklara basladi. Ancak Peygamberin arkadaslarindan Hâtib b. Ebi Beltea, bunu müsriklere bildirmek için bir cariye ile Mekke’ye mektup gönderdi. Hz. Peygamber, Allah’tan aldigi vahiy sayesinde bunu ögrenerek mektubu yerine ulasmadan ele geçirdi. Aslinda iyi bir Müslüman olan Hâtib’a bu mektubu niçin gönderdigini sorunca, o bunu Islâm’dan döndügü veya kâfirlere sempati duydugu için degil, yalnizca Mekke’deki akrabalarini müsriklerin saldirisindan korumak amaciyla yaptigini söyledi. Bunun üzerine Peygamber onun dogru söyledigini belirtti ve gerekli uyarilari yaptiktan sonra onu affetti. Iste bu olay üzerine, basta Hâtib olmak üzere kiyâmete kadar gelecek bütün müminleri, Islâm düsmanlarina yardimci olmamalari konusunda uyaran asagidaki ayetler nazil oldu: