11. Eğer eşlerinizden biri kafirlere kaçar ve siz de onlarla çarpışıp ganimet alırsanız eşleri gidenlere sarfettikleri (mehir) kadarını verin ve inandığınız Allah'a karşı gelmekten sakının.
11. Eğer eşlerinizden biri kafirlere kaçar ve siz de onlarla çarpışıp ganimet alırsanız eşleri gidenlere sarfettikleri (mehir) kadarını verin ve inandığınız Allah'a karşı gelmekten sakının.
﴿١١﴾
Eğer zevcelerinizden zevcelerinizden biri ve daha fazlası veya mehirlerinden bir şey ile dinden çıkarak kâfirlere gidip kaçar da, siz de savaşıp ganimet alırsanız, zevceleri gitmiş olanlara ganimetten sarf ettikleri mehir kadar verin. Çünkü onların elinden çıkan şey kâfirler tarafına geçmiştir. Ve O Allah'dan korkun ki, siz ona iman edenlerdensiniz. Ve mü'minler emr olundukları, kâfirlere ve (hanımı mürted olup kâfirlere kaçmış olan) mü'minlere sarf ettiklerini verme işini yerine getirmişler. Daha sonra bu hüküm kaldırılmıştır.
Kaynak: Celâleyn Tefsiri
Eşlerinizden kâfirlere bir şey geçer de siz de onlara galip gelirseniz, eşleri gidenlere harcadıkları kadar verin. İman ettiğiniz Allah’tan korkun!
Eşleriniz için sarf ettiklerinizden bir şey eğer onların dinden çıkmaları sebebiyle kâfirlere gider, siz de onlara galip gelirseniz; ganimetten, eşleri dinden çıkarak giden erkeklere mehir olarak sarf ettikleri kadarını verin. Emirlerini yerine getirip yasaklarından sakınarak iman ettiğiniz Allah'a karşı gelmekten de sakının.
Eğer eşlerinizden biri, sizi bırakıp kâfirlere kaçar, siz de (onlarla savaşıp) galip gelirseniz, eşleri gitmiş olanlara (ganimetten), harcadıkları kadar verin. İnandığınız Allah'a karşı gelmekten sakının.
Şayet eşlerinizden biri kâfirlere kaçar, böylece (tazminat ödemek için) sıra size gelmiş olursa, eşleri gitmiş olanlara harcadıklarına denk bir şey verin. İnandığınız Allah’a karşı gelmekten sakının.
Eğer zevcelerinizden biri (dininden çıkıb) sizden kâfirlere kaçar da, sonra siz (o kâfirlerle savaşarak) ganimet alırsanız, zevceleri (kâfirlere) gitmiş olanlara (önceden bu zevcelerine) sarf etmiş oldukları mehir kadar, (bu ganimetten) verin; ve kendisine iman ettiğiniz Allah’dan korkun.
Ey mumin erkekler! Eger inkar eden eslerinize sarfettiklerinizden inkarcilara bir sey gececek olursa ve siz de ust durumda olursaniz, ganimetten, esleri giden mumin erkeklere sarfettikleri miktar kadarini verin. Inandiginiz Allah’a karsi gelmekten sakinin.
Eğer eşlerinizden (biri küfre dönüp) sizden aldığı mehirle kâfirlere kaçarsa ve siz de (onlara üstün gelip) onları cezalandırırsanız, eşleri kaçıp gidenlere, harcadıkları miktarını (ganimetten) verin. İmân ettiğiniz Allah’tan korkun (haksızlıktan) sakının.
Eğer eşlerinizden biri, sizden kâfirlere kaçar da siz de savaşta galip durumda olursanız, eşleri gitmiş olanlara ganimetten, harcadıkları kadar verin. İnandığınız Allah’a karşı gelmekten sakının.
Eğer zevcelerinizden bir şey sizden kâfirlere kaçar da siz de muhaarebede ganîmete kavuşursanız zevceleri gitmiş olan (müslüman) lara harcadıkları (mehir) kadar verin. O Allahdan korkun ki siz (hepiniz) Ona inananlarsınız.
Ve eğer (dinden çıkarak sizi terk eden) zevceleriniz(in mehrin)den kâfirlere bir şey geçer (ve onlar mehirlerini size geri vermezler) de (onları savaşta) ta`kib eder (ve onlardan ganîmet alır)sanız, o takdirde zevceleri gitmiş olanlara (ganîmetten), sarf ettikleri (mehir)kadar verin! Ve (O) Allah`dan sakının ki, siz ona îmân eden kimselersiniz!
Eğer eşlerinizden kafirlere bir şey geçecek olursa ve siz de galib durumda bulunursanız; eşleri gidenlere sarfettikleri kadarını verin. İnandığınız Allah’tan sakının.
Ve eğer sizin zevcelerinizden bir şey sizden fevt olup kâfirlere geçerse sonra da siz bir ganîmet malı elde etmiş olursanız, artık zevceleri gitmiş olanlara mehr olarak vermiş oldukları şeyin mislini (o ganîmet malından) veriniz ve kendisine imân etmiş olduğunuz Allah’tan korkunuz.
Eğer eşlerinizden biri, sizden kafirlere kaçar da siz de savaşta galip durumda olursanız, eşleri gitmiş olanlara ganimetten, harcadıkları kadar verin. İnandığınız Allah’a karşı gelmekten sakının.
Eğer eşlerinizden biri dinden dönüp kâfirlere kaçar da, sonra yaptığınız savaşta siz galip gelirseniz, eşleri gitmiş olan kocalara ganimet malından, harcadıkları mehir kadar verin. İnandığınız Allah’a karşı gelmekten sakının.
Aynı konudaki âyetler: Bakara 227, Bakara 231, Nisâ 130, Mümtehine 10, Talâk 1
Medîne’de, Hudeybiye Baris Antlasmasi ile Mekke’nin fethi arasinda, muhtemelen hicretin sekizinci yilinda indirilmistir. Adini, onuncu ayetinde geçen “femtehinûhunne: Medîne’ye siginan kadinlarin mümin olup olmadiklarinin anlasilmasi için onlari sinayin, imtihân edin!” kelimesinden almistir. Mümtehine: Imtihân eden sûre ve Mümtehane: Imtihan edilen kadin adlariyla anilan sûre, 13 ayettir.Mekkeli müsrikler Müslüman bir kabîleye saldirarak Hudeybiye antlasmasini çigneyince, Hz. Peygamber Mekke’ye ani bir baskin düzenlemek üzere gizlice hazirliklara basladi. Ancak Peygamberin arkadaslarindan Hâtib b. Ebi Beltea, bunu müsriklere bildirmek için bir cariye ile Mekke’ye mektup gönderdi. Hz. Peygamber, Allah’tan aldigi vahiy sayesinde bunu ögrenerek mektubu yerine ulasmadan ele geçirdi. Aslinda iyi bir Müslüman olan Hâtib’a bu mektubu niçin gönderdigini sorunca, o bunu Islâm’dan döndügü veya kâfirlere sempati duydugu için degil, yalnizca Mekke’deki akrabalarini müsriklerin saldirisindan korumak amaciyla yaptigini söyledi. Bunun üzerine Peygamber onun dogru söyledigini belirtti ve gerekli uyarilari yaptiktan sonra onu affetti. Iste bu olay üzerine, basta Hâtib olmak üzere kiyâmete kadar gelecek bütün müminleri, Islâm düsmanlarina yardimci olmamalari konusunda uyaran asagidaki ayetler nazil oldu: