3. Yakınlarınız ve çocuklarınız size asla fayda vermeyecektir. Kıyamet günü Allah aranızı ayıracaktır. Allah, yaptıklarınızı hakkıyla görendir.
3. Yakınlarınız ve çocuklarınız size asla fayda vermeyecektir. Kıyamet günü Allah aranızı ayıracaktır. Allah, yaptıklarınızı hakkıyla görendir.
﴿٣﴾
Kendilerinden dolayı gizli haberi ulaştırdığınız ne müşrik olan yakınlarınız, ne de evlâtlarınız âhiret azâbına karşı size asla fayda vermez. Kıyâmet gününde onlarla aranız ayrılacaktır. Sizler cennette olacaksınız, onlarsa kâfirlerle birlikte cehennemde olacaklar. Allah yaptıklarınızı görendir. Âyet-i kerîme'de geçen “yufselu“ fiili bir kırâatta malûm olarak yefsilu şeklinde okunmuştur.
Kaynak: Celâleyn Tefsiri
Ne akrabalarınız ne de çocuklarınız size hiç bir fayda sağlamayacaktır. Kıyamet günü Allah, aranızı ayırır. Allah yaptıklarınızı görmektedir.
Eğer yakınlarınız ve çocuklarınız için kâfirleri dost edinirseniz; kıyamet günü, ne yakınlığınız ve ne de çocuklarınız size fayda verir. Allah; sizin aranızı ayırır, Cennet ehli olanlar Cennet'e, ateş ehli olanlar ise ateşe girer. Birbirinize hiçbir fayda sağlayamazsınız. Yüce Allah, yaptıklarınızı hakkıyla görendir. Yaptıklarınızdan hiçbir şey O'na gizli kalmaz. Ona karşılık olarak sizi mükâfatlandıracaktır.
Kıyamet günü yakınlarınız ve çocuklarınız size fayda vermezler. Çünkü Allah aranızı ayırır. Allah, yaptıklarınızı görendir.
Kıyamet gününde yakınlarınız da çocuklarınız da size asla fayda vermeyecek. Allah aranızda hükmünü verecek. Yapıp ettiklerinizi Allah görmektedir.
(Eğer Peygambere hiyanetlik ederseniz, Allah’ın azabına karşı) ne (Mekke’deki) akrabalarınız, ne de çocuklarınız size asla fayda vermez. Allah, kıyamet gününde aranızı ayıracaktır, (itaat edenleri cennete, isyan edenleri cehenneme koyacaktır). Allah, bütün yaptıklarınızı görendir.
Yakinlariniz ve cocuklariniz size kiyamet gununde bir fayda veremezler. Allah onlarla sizi ayirir. Allah islediklerinizi gorendir.
Kıyamet günü ise, ne hısımlarınızın, ne de evlâdınızın size elbette bir yararı dokunmaz. Allah aranızı ayırır. Allah, işleyegeldiğiniz şeyleri görüp bilendir.
Kıyamet günü yakınlarınız ve çocuklarınız size fayda vermezler. Çünkü Allah aranızı ayırır. Allah yaptıklarınızı görendir.
Ne hısımlarınız, ne evlâdlarınız (âhiret azabına karşı) size asla fâide veremez. Kıyamet gününde (Allah onlarla) aranızı ayıracakdır. Allah, ne yaparsanız hakkıyle görendir.
Elbette kıyâmet günü ne akrabâlarınız, ne de evlâdlarınız size aslâ fayda vermeyecek,(Allah, o gün) aranızı ayıracaktır. Ve Allah, ne yaparsanız hakkıyla görendir.
Yakınlarınız ve çocuklarınız size asla fayda veremezler. Allah, kıyamet günü onlarla sizin aranızı ayırır. Ve Allah; işlediklerinizi görendir.
Elbette size Kıyamet gününde ne hısımlarınız ve ne de evlatlarınız faide veremiyeceklerdir. Aralarınızı ayıracaktır ve Allah ne yapar olduklarınızı bihakkın görücüdür.
Kıyamet günü yakınlarınız ve çocuklarınız size fayda veremezler. Allah aranızı ayırır. Allah, yaptıklarınızı görendir.
Ne hısımlarınızın, ne de evlatlarınızın kıyamet günü size faydası olmaz. Allah kıyamet günü aranızda hükmeder, itaat edenleri cennete, kâfir ve âsileri cehenneme gönderir. Allah yaptığınız her şeyi görür.
Medîne’de, Hudeybiye Baris Antlasmasi ile Mekke’nin fethi arasinda, muhtemelen hicretin sekizinci yilinda indirilmistir. Adini, onuncu ayetinde geçen “femtehinûhunne: Medîne’ye siginan kadinlarin mümin olup olmadiklarinin anlasilmasi için onlari sinayin, imtihân edin!” kelimesinden almistir. Mümtehine: Imtihân eden sûre ve Mümtehane: Imtihan edilen kadin adlariyla anilan sûre, 13 ayettir.Mekkeli müsrikler Müslüman bir kabîleye saldirarak Hudeybiye antlasmasini çigneyince, Hz. Peygamber Mekke’ye ani bir baskin düzenlemek üzere gizlice hazirliklara basladi. Ancak Peygamberin arkadaslarindan Hâtib b. Ebi Beltea, bunu müsriklere bildirmek için bir cariye ile Mekke’ye mektup gönderdi. Hz. Peygamber, Allah’tan aldigi vahiy sayesinde bunu ögrenerek mektubu yerine ulasmadan ele geçirdi. Aslinda iyi bir Müslüman olan Hâtib’a bu mektubu niçin gönderdigini sorunca, o bunu Islâm’dan döndügü veya kâfirlere sempati duydugu için degil, yalnizca Mekke’deki akrabalarini müsriklerin saldirisindan korumak amaciyla yaptigini söyledi. Bunun üzerine Peygamber onun dogru söyledigini belirtti ve gerekli uyarilari yaptiktan sonra onu affetti. Iste bu olay üzerine, basta Hâtib olmak üzere kiyâmete kadar gelecek bütün müminleri, Islâm düsmanlarina yardimci olmamalari konusunda uyaran asagidaki ayetler nazil oldu: