9. Ey iman edenler! Siz başbaşa gizlice konuştuğunuz zaman, günah, düşmanlık ve peygambere isyanı konuşmayın. İyilik ve takvayı konuşun ve huzuruna toplanacağınız Allah'a karşı gelmekten sakının.
9. Ey iman edenler! Siz başbaşa gizlice konuştuğunuz zaman, günah, düşmanlık ve peygambere isyanı konuşmayın. İyilik ve takvayı konuşun ve huzuruna toplanacağınız Allah'a karşı gelmekten sakının.
﴿٩﴾
Ey îman edenler! Fısıldaştığınız vakit günahı, düşmanlığı ve peygambere isyanı fısıldaşmayın. İyiliği ve takvayı fısıldaşın. Ve ancak huzurunda toplanacağınız Allah'dan korkun!
Kaynak: Celâleyn Tefsiri
Ey iman edenler! Aranızda gizli konuşurken günah, düşmanlık ve peygambere karşı gelmek hususunda fısıldaşmayın, iyilik ve takva konusunda konuşun. Huzurunda toplanacağınız Allah’tan korkun!
Ey Allah'a iman edip kendilerine gönderdiği din ile amel edenler! Yahudiler gibi olmamak için aranızda gizli konuşurken günah, düşmanlık ve Peygambere karşı gelmek hususunda fısıldaşmayın. Allah'a taatte bulunmak ve günahlardan geri durmak hususunda fısıldaşın. Emirlerine itaat ederek ve yasaklarından kaçınarak Allah'tan korkun. Kıyamet gününde hesap ve karşılık için sadece O'nun huzuruna gelip toplanacaksınız.
Ey iman edenler! Aranızda gizli konuşacağınız zaman günahı, düşmanlığı ve Peygamber'e karşı gelmeyi fısıldamayın. İyilik ve takvâyı konuşun. Huzuruna toplanacağınız Allah'tan korkun.
Ey iman edenler! Aranızda gizli konuştuğunuz zaman, günah işleme, haksızlık etme ve peygambere karşı gelme hususunda fısıldaşmayın; iyilik ve takvâ hakkında konuşun ve huzurunda toplanacağınız Allah’a saygısızlık etmekten sakının.
Ey iman edenler! Siz fısıldaştığınız zaman, yalan, zulüm, Peygambere isyan fısıldaşmayın; iyilik ve takva fısıldaşın. Allah’dan korkun ki, (ahirette) O’nun huzurunda toplanacaksınız.
Ey inananlar! Gizli konustugunuz zaman, gunah islemeyi, dusmanlik etmeyi ve Peygambere karsi gelmeyi fisildasmayin; iyilik yapmak ve Allah’a karsi gelmekten sakinmayi konusun; kiyamet gunu huzurunuzda toplanacaginiz Allah’tan sakinin.
Ey imân edenler! Birbirinizle gizlice fısıldaşmak istediğiniz zaman günah, düşmanlık ve Peygambere karşı gelme hususlarında gizli toplantı yapıp fısıldaşmayın. İyilik ve takva .(Allah’tan korkup fenalıklardan sakınma) hususunda toplantı yapıp fısıldasın ve (Kıyamet günü dirilip) huzurunda toplanarak biraraya getirileceğiniz, Allah’tan korkun.
Ey iman edenler! Aranızda gizli konuşacağınız zaman günahı düşmanlığı ve Peygamber’e karşı gelmeyi fısıldamayın. İyilik ve takvayı konuşun. Huzuruna toplanacağınız Allah’tan korkun.
Ey îman edenler, aranızda gizli konuşacağınız vakit günâhı, düşmanlığı, peygambere isyanı fısıldaşmayın. iyiliği, takvayı fısıldasın ve ancak huzuurunda toplanacağınız Allahdan korkun.
Ey îmân edenler! Birbirinizle gizli konuşacağınız zaman, o takdirde günah, düşmanlık ve peygambere isyân hakkında gizlice konuşmayın, fakat (konuşacaksanız) iyilik ve takvâ hakkında sessizce konuşun! Ve huzûruna toplanacağınız Allah`dan sakının!
Ey iman edenler; aranızda gizli konuşacağınız zaman; günahı, düşmanlığı ve Peygambere isyanı fısıldaşmayın. Birr’i, takvayı konuşun ve huzurunda toplanacağınız Allah’tan korkun.
Ey imân etmiş olanlar! Muhâverede bulunduğunuz zaman günah ile, adavet ile ve Peygambere isyan ile muhâverede bulunmayın ve hayr ile ve takvâ ile muhâverede bulunun ve kendisine haşrolunacak olduğunuz Allah’tan korkunuz.
Ey iman edenler! Aranızda gizli konuştuğunuz zaman günah, düşmanlık ve peygambere karşı gelmek üzere konuşmayın. İyilik ve takva üzerine konuşun, huzuruna varacağınız Allah’tan korkun.
Ey iman edenler! Şayet siz gizlice konuşacak olursanız sakın günah, zulüm ve Peygambere isyan hususlarında kulis yapmayın. Bunu hayır ve takvâ hususunda yapın. Dirilip huzurunda toplanacağınız Allah’a karşı gelmekten sakının.
Aynı konudaki âyetler: Bakara 108, Bakara 143, Bakara 150, A'râf 158, Tevbe 29
Aynı konudaki âyetler: Bakara 44, Bakara 177, Bakara 189, Âl-i İmrân 92, Mâide 2
Medîne döneminde, hicretin besinci yilinda indirilmistir. Kocasi tarafindan haksizliga ugrayan bir kadinin hak arayisindan söz eden ilk ayetinde geçen “tücadiluke: seninle tartisan kadin” kelimesinden bu adi almistir. “Mücâdele: tartisma” ve “Mücadile: tartisan kadin” adlariyla taninir. 22 ayettir. Islâm öncesi Arap geleneklerine göre, erkek karisina “Senin sirtin (vücudun) bana anamin sirti gibidir! Yani, sen bundan böyle, bana öz annem gibi haramsin; benim gözümde artik anam bacim gibisin! Bu yüzden, ömür boyu bir daha sana el sürmeyecegim!” deyince bir daha esine yaklasamazdi. “Zihar” adi verilen bu çirkin gelenek, kari kocayi birbirlerine ebediyen haram kilar, fakat zavalli kadina bir baskasiyla evlenme hakki tanimazdi. Iste günün birinde, Medîne’de yine böyle bir olay meydana geldi. Kocasi tarafindan “zihar” yapilan Havle binti Salebe adindaki bir kadin, kendisine yol göstermesi için Peygamberin huzuruna gelip durumu ona arz etti. Peygamber bu konuda bir ayet olmadigini, ancak kendi görüsüne göre kocasindan ayrilmasi gerektigini ona söyledi. Kadincagiz, ugradigi haksizligi tekrar tekrar dile getirerek bir çözüm bulmasi için Peygambere israrla yalvariyor, Peygamber de hep ayni cevabi veriyordu. Sonunda kadin, çaresizlik içinde basini göge kaldirip “Ey Allah’im!” diye yalvardi, “Yalnizligimin siddetinden ve beni perisan edecek ayrilik acisindan sana sikâyette bulunuyorum! Küçük çocuklarim var, onlari babasina biraksam telef olacaklar, yanima alsam aç kalacaklar! Bana bir yol göster yâ Rab!” Sonra arkasini dönüp gitti. Kadin henüz Peygamberin huzurundan ayrilmisti ki, asagidaki ayetler nazil oldu: