1. Allah, kocası hakkında seninle tartışan ve Allah'a şikayette bulunan kadının sözünü işitmiştir. Allah, sizin sürdürdüğünüz konuşmayı (zaten) işitmekteydi. Şüphesiz Allah hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.
بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ
1. Allah, kocası hakkında seninle tartışan ve Allah'a şikayette bulunan kadının sözünü işitmiştir. Allah, sizin sürdürdüğünüz konuşmayı (zaten) işitmekteydi. Şüphesiz Allah hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.
بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ
﴿١﴾
(Rivâyete göre) Adam hanımına “sen bana annemin sırtı gibisin" diyerek zihar yapmıştı. Kadınsa Resûlüllah 'e gelip bu durumun hükmünü sordu. Bunun üzerine Resûlüllah kadına “sen ona haram kılındın ” diyerek cevap vermiştir.Ki, cahiliyye Arapları yanında bilinen şey şuydu. Zihar, ebedî ayrılığı gerektirmektedir. Kadın Havle Binti Salebe, kocası ise Evs b. Sâmit idi. Ey Nebi kendisine ziharda bulunan kocası hakkında sana tekrar tekrar müracaat edip seninle mücadele eden ve yalnızlığından, fakir düştüğünden, küçük kız çocuklarını zevcine bırakırsa perişan olacaklarından, kendisi alırsa aç kalacaklarından Allah'a şikâyette bulunan (kadın) ın sözünü Allah işitmiştir. Allah sizin tekrar tekrar konuşmanızı (zaten) dinliyordu. Çünkü Allah, hakkıyla işitici, kemâliyle bilip görücüdür.
Kaynak: Celâleyn Tefsiri
Allah, kocası hakkında seninle tartışan ve onu Allah’a şikayet eden kadının sözlerini işitmiştir. Allah, sizin karşılıklı konuşmanızı işitiyor. Çünkü Allah, her şeyi işitendir, görendir.
Allah, kendisine zıhar yapan kocası (Evs b. Sâmit) hakkında seninle tartışan ve onu Allah’a şikayet eden kadının (Havle binti Sa'lebe'nin) sözlerini kesinlikle işitmiştir. Kadın, kocasının kendisine yaptığını Allah'a şikayet etmiştir. Allah, sizin vazgeçip geri çekildiğinize dair karşılıklı konuşmanızı işitmektedir. O hususta hiçbir şey O'na gizli kalmaz. Şüphesiz Allah, kullarının konuştuklarını hakkıyla işitendir. Yapmış oldukları fiillerini hakkıyla görendir. Bundan hiçbir şey O'na gizli kalmaz.
Kocası hakkında seninle tartışan ve Allah'a şikâyette bulunan kadının sözünü Allah işitmiştir. Allah, sizin konuşmanızı işitir. Çünkü Allah işitendir, bilendir.
Kocası hakkında seninle tartışan ve Allah’a yakınan kadının sözünü Allah işitmiştir. Allah sizin karşılıklı konuşmanızı işitiyordu. Çünkü Allah her şeyi işitmekte ve görmektedir.
Kocası hakkında seninle mücadele eden ve (kimsesizliği ile ihtiyacından) Allah’a şikâyet eden kadının sözünü Allah işitti. Allah zaten konuşmalarınızı işitir; çünkü Allah her şeyi işitendir, görendir.
Kocasi hakkinda seninle tartisan ve Allah’a sikayette bulunan kadinin sozunu Allah isitmistir; esasen Allah konusmanizi isitir. Dogrusu Allah isitendir, gorendir.
Kocası hakkında sana başvurup tartışan ve (hâlini) Allah’a arze-dip şikâyette bulunan kadının sözünü Allah, elbette işitti. Allah, karşılıklı konuşmanızı da duymaktaydı. Şüphesiz ki Allah, işiten ve görendir.
Kocası hakkında seninle tartışan ve Allah’a şikayette bulunan kadının sözünü Allah işitmiştir. Allah, sizin konuşmanızı işitir. Çünkü Allah, işitendir, bilendir.
(Habîbim) zevci hakkında seninle direşip duran, (nihayet haalinden) Allaha da şikâyet etmekde olan (kadın) ın sözünü (umulduğu vech ile) Allah dinlemişdir. Allah sizin konuşmanızı (zâten) işidiyordu. Çünkü Allah hakkıyle işidici, kemâliyle görücüdür.
(Ey Resûlüm!) Kocası hakkında seninle mücâdele eden ve Allah`a şikâyette bulunan(kadın)ın sözünü, Allah elbette işitmiştir. Çünki Allah, sizin birbirinizle konuşmanızı işitir. Şübhesiz ki Allah, Semî` (herşeyi işiten)dir, Basîr (hakkıyla gören)dir.
Allah, kocası hakkında seninle tartışan ve Allah’a şikayette bulunanın sözünü işitmiştir. Allah; sizin konuşmanızı işitir. Muhakkak ki Allah; Semi’dir, Basir’dir.
Muhakkak ki (o Resûlü Ekrem) kocası hakkında seninle mücadelede bulunan ve Allah’a şikayet eden kadının sözünü Allah Teâlâ işitmiştir. Ve Allah sizin konuşmalarınızı işitir. Şüphe yok ki Allah bihakkın işiticidir, görücüdür.
Allah, kocası hakkında seninle tartışan ve Allah’a şikayette bulunan kadının sözünü işitti. Allah sizin konuşmanızı işitir. Çünkü Allah işitendir, bilendir.
Kocası hakkında sana başvurup tartışan ve halini Allah’a arzeden o kadının sözlerini elbette Allah işitti. Allah sizin konuşmalarınızı dinliyordu. Şüphesiz Allah semî’dir, basîrdir (her şeyi işitir ve görür).
Aynı konudaki âyetler: Bakara 96, Bakara 110, Bakara 233, Bakara 237, Âl-i İmrân 15
Aynı konudaki âyetler: Bakara 127, Bakara 137, Bakara 181, Bakara 224, Bakara 227
Medîne döneminde, hicretin besinci yilinda indirilmistir. Kocasi tarafindan haksizliga ugrayan bir kadinin hak arayisindan söz eden ilk ayetinde geçen “tücadiluke: seninle tartisan kadin” kelimesinden bu adi almistir. “Mücâdele: tartisma” ve “Mücadile: tartisan kadin” adlariyla taninir. 22 ayettir. Islâm öncesi Arap geleneklerine göre, erkek karisina “Senin sirtin (vücudun) bana anamin sirti gibidir! Yani, sen bundan böyle, bana öz annem gibi haramsin; benim gözümde artik anam bacim gibisin! Bu yüzden, ömür boyu bir daha sana el sürmeyecegim!” deyince bir daha esine yaklasamazdi. “Zihar” adi verilen bu çirkin gelenek, kari kocayi birbirlerine ebediyen haram kilar, fakat zavalli kadina bir baskasiyla evlenme hakki tanimazdi. Iste günün birinde, Medîne’de yine böyle bir olay meydana geldi. Kocasi tarafindan “zihar” yapilan Havle binti Salebe adindaki bir kadin, kendisine yol göstermesi için Peygamberin huzuruna gelip durumu ona arz etti. Peygamber bu konuda bir ayet olmadigini, ancak kendi görüsüne göre kocasindan ayrilmasi gerektigini ona söyledi. Kadincagiz, ugradigi haksizligi tekrar tekrar dile getirerek bir çözüm bulmasi için Peygambere israrla yalvariyor, Peygamber de hep ayni cevabi veriyordu. Sonunda kadin, çaresizlik içinde basini göge kaldirip “Ey Allah’im!” diye yalvardi, “Yalnizligimin siddetinden ve beni perisan edecek ayrilik acisindan sana sikâyette bulunuyorum! Küçük çocuklarim var, onlari babasina biraksam telef olacaklar, yanima alsam aç kalacaklar! Bana bir yol göster yâ Rab!” Sonra arkasini dönüp gitti. Kadin henüz Peygamberin huzurundan ayrilmisti ki, asagidaki ayetler nazil oldu: