20. Allah'a ve peygamberine düşman olanlar var ya, işte onlar en aşağı kimselerin arasındadırlar.
20. Allah'a ve peygamberine düşman olanlar var ya, işte onlar en aşağı kimselerin arasındadırlar.
﴿٢٠﴾
Allah'a ve peygamberine muhalefet edenler var ya! Onlar en alçak mağluplar arasındadırlar.
Kaynak: Celâleyn Tefsiri
Allah’a ve Rasûlüne muhalefet edenler, işte onlar, en alçaklar içindedirler.
Şüphesiz Allah’a ve resulüne düşmanlık edip muhalefet edenler; işte onlar Allah'ın, kendilerini dünyada ve ahirette zelil kıldığı, aynı zamanda alçalttığı kâfirler zümresindendir.
Allah'a ve Peygamberine düşman olanlar, işte onlar en aşağıların arasındadırlar.
Allah’a ve peygamberine düşmanca davrananlar, işte onlar en büyük zillete uğrayanlar arasında olacaklar!
Allah’a ve Peygamberine muhalefet edenler, muhakkak onlar, (cehennemdeki) en alçaklarla beraberdirler.
Allah’a ve peygamberine karsi gelenler; iste onlar, en alcak kimselerle beraberdirler.
Şüphesiz ki Allah’a ve Peygamberine karşı gelip düşmanlık besleyenler, işte onlar en aşağılık kimseler arasındadırlar.
Allah’a ve Resulüne düşman olanlar var ya, onlar en alçaklar arasındadırlar.
Allaha ve peygamberine muhaalefet edenler (yok mu?) onlar şübhesiz ki en çok zillete düşenlerin içindedir.
Şübhesiz ki Allah`a ve Resûlüne karşı, muhâlefet edenler yok mu, işte onlar en zelîl(en aşağı) kimseler arasındadırlar!
Allah’a ve Peygamberine muhalefet edenler; işte onlar, en çok zillete düşenlerle beraberdirler.
(20-21) Muhakkak o kimseler ki, Allah’a ve resûlune muhalefette bulunurlar, işte onlar, zelîl olanların arasındadırlar. Allah yazdı ki, «Elbette ben galebe edeceğim Ben. Peygamberlerim de...». Şüphe yok ki Allah kavîdir, azîzdir.
Allah’a ve peygamberine düşman olanlar, onlar en alçak kimselerle beraberdirler.
Allah’ı ve Resulünü karşısına alanlar, onlara düşmanlık edenler en alçak olanların derekesindedirler.
Medîne döneminde, hicretin besinci yilinda indirilmistir. Kocasi tarafindan haksizliga ugrayan bir kadinin hak arayisindan söz eden ilk ayetinde geçen “tücadiluke: seninle tartisan kadin” kelimesinden bu adi almistir. “Mücâdele: tartisma” ve “Mücadile: tartisan kadin” adlariyla taninir. 22 ayettir. Islâm öncesi Arap geleneklerine göre, erkek karisina “Senin sirtin (vücudun) bana anamin sirti gibidir! Yani, sen bundan böyle, bana öz annem gibi haramsin; benim gözümde artik anam bacim gibisin! Bu yüzden, ömür boyu bir daha sana el sürmeyecegim!” deyince bir daha esine yaklasamazdi. “Zihar” adi verilen bu çirkin gelenek, kari kocayi birbirlerine ebediyen haram kilar, fakat zavalli kadina bir baskasiyla evlenme hakki tanimazdi. Iste günün birinde, Medîne’de yine böyle bir olay meydana geldi. Kocasi tarafindan “zihar” yapilan Havle binti Salebe adindaki bir kadin, kendisine yol göstermesi için Peygamberin huzuruna gelip durumu ona arz etti. Peygamber bu konuda bir ayet olmadigini, ancak kendi görüsüne göre kocasindan ayrilmasi gerektigini ona söyledi. Kadincagiz, ugradigi haksizligi tekrar tekrar dile getirerek bir çözüm bulmasi için Peygambere israrla yalvariyor, Peygamber de hep ayni cevabi veriyordu. Sonunda kadin, çaresizlik içinde basini göge kaldirip “Ey Allah’im!” diye yalvardi, “Yalnizligimin siddetinden ve beni perisan edecek ayrilik acisindan sana sikâyette bulunuyorum! Küçük çocuklarim var, onlari babasina biraksam telef olacaklar, yanima alsam aç kalacaklar! Bana bir yol göster yâ Rab!” Sonra arkasini dönüp gitti. Kadin henüz Peygamberin huzurundan ayrilmisti ki, asagidaki ayetler nazil oldu: