21. İtaat ve güzel bir söz onlar için daha hayırlıdır. İş ciddileşince Allah'a verdikleri söze bağlı kalsalardı, elbette kendileri için daha iyi olurdu.
21. İtaat ve güzel bir söz onlar için daha hayırlıdır. İş ciddileşince Allah'a verdikleri söze bağlı kalsalardı, elbette kendileri için daha iyi olurdu.
﴿٢١﴾
İtâattir ve sana söyleyecekleri mâruf güzel bir sözdür. Sonra iş kesinleşince savaş farz kılınınca, îman ve itâat hususunda Allah'a sadakat gösterselerdi, elbette kendileri için daha hayırlı olurdu. Âyet-i kerîme’de geçen “ Lev “in cevabı, aynı zamanda “İzâ“ nın da cevabıdır.
Kaynak: Celâleyn Tefsiri
İtaat ve güzel bir sözdür. İş ciddiye bindiği zaman Allah'a sadakat gösterselerdi, elbette kendileri için daha hayırlı olurdu.
Oysa onların Allah'ın emrine itaat etmeleri ve içerisinde hoşnutsuzluğun olmadığı güzel söz söylemeleri daha hayırlı olurdu. Cihat gerçekten farz kılınınca onlar, Allah'a olan imanlarında ve O'na itaatlerinde sadık olsalardı onlar için nifaktan ve Allah'ın emirlerine isyan etmekten daha hayırlı olurdu.
(Onların vazifesi) itaat ve güzel sözdür. İş ciddiye bindiği zaman Allah'a sadakat gösterselerdi, elbette kendileri için daha hayırlı olurdu.
Güzel olan itaattir, dinen ve örfen makbul sözdür. Durum (savaş emri) kesinlik kazanınca Allah’a karşı sadâkat gösterselerdi onlar için hayırlı olacaktı.
Fakat bir itaat ve güzel bir söz, onlar için hayırlıdır. Sonra (cihadın farziyetine dair) emir kesinleşince, Allah’a sadakat gösterselerdi, elbette haklarında daha hayırlı olurdu.
(20-21) Inananlar: «Keske bir sure indirilse de cihada ciksak» derlerdi. Fakat kesin anlamli bir sure inip, orada savas zikredilince, kalblerinde hastalik olanlarin, olum korkusuyla bayilmis kimselerin bakislari gibi, sana baktiklarini gordun. Oysa onlara itaat etmek ve uygun olani soylemek yarasirdi. is ciddilesince Allah’a verdikleri anda dogruluk gosterselerdi, onlarin iyiligine olurdu.
(Onlara gereken,) itaat ve güzel bir sözdür. İş, ciddileşip kesinlik kazanınca, Allah’a sadakatlerini gösterselerdi, elbette kendileri için çok hayırlı olurdu.
Onların vazifesi itaat ve güzel söz söylemekti. Sonra iş kesinleşince Allah’ın emrine sadakat gösterselerdi, elbette kendileri için daha hayırlı olurdu.
(Onların vazîfesi) tâatdı, güzel söz söylemek (tatlı dil kullanmak) dı. Bunun için onlar, iş ciddîleşince, derhal Allaha (verdikleri sözde) sadâkat gösterselerdi kendileri için elbet hayırlı olurdu.
(Onlara düşen,) itâat etmek ve (böyle zamanlarda teslîmiyetini gösteren) güzel (söz)söylemektir. Öyle ki iş ciddîleştiği zaman, artık Allah`a sâdık kalsalardı, elbette kendileri için hayırlı olurdu.
İtaat ve güzel söz. Bunun için iş ciddileşince derhal Allah’a sadakat gösterselerdi; elbette kendileri için daha hayırlı olurdu.
(Onlar için) İtaat ve güzel söz (yaraşır). Sonra (savaş) emri, kat’iyyet kesbedince eğer Allah’a sadâkatta bulunsalar idi elbette kendileri için hayırlı olurdu.
İtaat etmek ve güzel söz söylemektir. İş ciddiye bindiği zaman Allah’a sadakat gösterselerdi, elbette kendileri için daha hayırlı olurdu.
Onlara düşen: İtaat etmek ve tatlı söz söylemektir. İş ciddiye bindiğinde, Allah’a verdikleri sözde dursalardı, kendileri için elbette daha hayırlı olurdu.
Aynı konudaki âyetler: Zümer 18, Fussilet 33
Aynı konudaki âyetler: Âl-i İmrân 186, Âl-i İmrân 189, Tâhâ 115, Lokmân 17, Şûrâ 43
Aynı konudaki âyetler: Âl-i İmrân 154, Âl-i İmrân 156, Âl-i İmrân 166, Âl-i İmrân 168, Nisâ 72
Medîne döneminin ilk yillarinda indirilmistir. Ancak on üçüncü ayetin hicret esnasinda indirildigi rivâyet edilir. Ikinci ayetinde Peygamberin ismi geçtigi için bu adi almistir. Savasla ilgili temel prensipleri içermesi sebebiyle “Kital: savas sûresi” olarak da bilinen sûre, 38 ayettir.