25. Kendileri için hidayet yolu belli olduktan sonra gerisin geri dönenleri, şeytan aldatıp peşinden sürüklemiş, ve kendilerini boş ümitlere düşürmüştür.
25. Kendileri için hidayet yolu belli olduktan sonra gerisin geri dönenleri, şeytan aldatıp peşinden sürüklemiş, ve kendilerini boş ümitlere düşürmüştür.
﴿٢٥﴾
Şüphesiz ki, kendilerine hak yol belli olduktan sonra nifakla arkaları üzere irtidad edenler var ya! Onlara Şeytan fit vermiş yaptıklarını güzel göstermiş ve kendilerine mühlet verilmiştir. Onlara mühlet veren Şeytandır. Şeytanın mühlet vermesi, Allahü teâlâ'nın iradesi ile olduğundan; gerçekte onları dalâlete düşüren Allahü teâlâ'dır. Âyet-i kerîme’de geçen “ Ümliye ” lâfzi “ Ümla “ şeklinde de okunmuştur.
Kaynak: Celâleyn Tefsiri
Kendilerine hidayet açıkça belli olduktan sonra, gerisin geriye (küfre) dönenlere, şeytan süslemiş ve onları uzunca emellere düşürmüştür.
Deliller kendilerine açıklandıktan ve Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'in doğruluğu ortaya çıktıktan sonra inkâr ve nifak ile imanlarından dönenler var ya; şüphesiz şeytan, onlara inkârı ve nifakı süsleyip kolaylaştırmış ve onları uzun emellere düşürmüştür.
Şüphesiz ki, kendilerine doğru yol belli olduktan sonra, arkalarına dönenleri, şeytan sürüklemiş ve kendilerine ümit vermiştir.
Doğru yol kendileri için apaçık hale geldikten sonra sırt çevirip dönenlere şeytan bunu güzel göstermiş ve kendilerine yanlış yolda ilerleme cesareti vermiştir.
Muhakkak ki, kendilerine hak belli olduktan sonra arkalarına (eski küfürlerine ve bâtıl dinlerine) dönenlere şeytan teşvikte bulunmuş ve kendilerini uzun boylu emellere düşürmüştür.
Kendileri icin dogru yol belli olduktan sonra ardlarina donenleri, bu isi yapmaya seytan suruklemis, onlara umit vermistir.
Kendilerine doğru yol belli olduktan sonra arkalarını dönüp gidenlere şeytan bunu çok çekici göstermiş ve kendilerine uzun umut ve emel vermiştir.
Gerçekten doğru yol kendilerine açıkça belli olduktan sonra gerisin geri küfre dönenlere şeytan, kötülüklerini güzel göstermiş ve onları uzun emellere düşürmüştür.
Hakıykat, kendilerine hidâyet besbelli oldukdan sonra arkalarına dönenler (yok mu?) şeytan onları fitlemiş, onlara uzun zaman göstermişdir.
Şübhesiz ki kendilerine doğru yol belli olduktan sonra, gerisin geri dönen (o münâfık)lar yok mu, şeytan onlara (kötü amellerini) süslemiş ve onları (uzun) emellere düşürmüştür.
Muhakkak ki kendilerine hidayet belli olduktan sonra arkalarına dönenleri şeytan aldatmış ve onlara ümit vermiştir.
Şüphe yok, o kimseler ki kendilerine hidâyet besbelli olduktan sonra arkaları üzerine dönüverdiler, onlar için şeytan süslemiş ve onları uzunca emellere düşürmüştür.
Şüphesiz ki kendilerine doğru yol belli olduktan sonra, ona arka dönenleri, şeytan sürüklemiş ve kendilerine ümit vermiştir.
Kendilerine doğru yol iyice belli olduktan sonra, gerisin geri dinden çıkanlara muhakkak ki şeytan önce fit vermiş; onları uzun emellere, düşürmüştür.
Aynı konudaki âyetler: Bakara 108, Bakara 217, Âl-i İmrân 9, Âl-i İmrân 86, Nisâ 137
Aynı konudaki âyetler: Bakara 9, Bakara 12, Bakara 15, Bakara 17, Bakara 19
Medîne döneminin ilk yillarinda indirilmistir. Ancak on üçüncü ayetin hicret esnasinda indirildigi rivâyet edilir. Ikinci ayetinde Peygamberin ismi geçtigi için bu adi almistir. Savasla ilgili temel prensipleri içermesi sebebiyle “Kital: savas sûresi” olarak da bilinen sûre, 38 ayettir.