12. Suçlular Rablerinin huzurunda boyunlarını büküp, "Rabbimiz! (Gerçeği) gördük ve işittik. Artık şimdi bizi (dünyaya) döndür ki, salih amel işleyelim. Biz artık kesin olarak inanmaktayız" dedikleri vakit, (onları) bir görsen!
12. Suçlular Rablerinin huzurunda boyunlarını büküp, "Rabbimiz! (Gerçeği) gördük ve işittik. Artık şimdi bizi (dünyaya) döndür ki, salih amel işleyelim. Biz artık kesin olarak inanmaktayız" dedikleri vakit, (onları) bir görsen!
﴿١٢﴾
O kâfirlerin, utançtan Rableri huzurunda başlarını öne eğecekleri, “Rabbimiz! İnkâr ettiğimiz dirilmeyi gördük ve kendilerini yalanladığımız konularda peygamberlerin tasdikini senden işittik. Şimdi bizi dünyaya geri çevir de, orada iyi işler yapalım. Artık şimdi biz kesin olarak inandık“ diyecekleri zamanı bir görsen. Artık bu yakarış kendilerine fayda vermez ve geride döndürülmezler. Âyet-i kerîme’de geçen “ Lev ”edatının cevabı mahzûf olup, takdiri şöyledir: Elbette korkunç bir olay görürdün.
Kaynak: Celâleyn Tefsiri
Suçluları, Rablerinin katında, başlarını öne eğmiş olarak bir görsen: Rabbimiz, gördük ve işittik, bizi yeniden döndür de salih amel işleyelim, artık biz kesin olarak iman ettik (derler).
Kıyamet günü mücrimler yeniden dirilişi inkâr etmeleri sebebiyle başları öne eğilmiş zelil bir şekilde ortaya çıkacak, rezil ve rüsvalığı hissederek şöyle diyeceklerdir: "Rabbimiz! Yeniden diriliş ile ilgili yalanladığımız şeyleri gördük ve resullerin senin katından getirdiği tasdik edilmiş şeyleri işittik. Bizi dünya hayatına geri gönder ki, bizden razı olacağın salih amelleri işleyelim. Bizler şimdi dirilişin ve resullerin getirdiğinin doğru olduğuna yakinen iman ediyoruz." Eğer mücrimleri o halde görseydin, büyük bir şey görmüş olurdun.
O günahkârların, Rableri huzurunda başlarını öne eğecekleri, «Rabbimiz! Gördük duyduk, şimdi bizi (dünyaya) geri gönder de, iyi işler yapalım, artık kesin olarak inandık» diyecekleri zamanı bir görsen!
O günahkârları rablerinin huzurunda başlarını önlerine eğmiş halde şöyle derlerken bir görsen: “Rabbimiz! Gördük ve işittik; bizi geri gönder de rızâna uygun işler yapalım, artık kesin olarak inandık!”
(Ey Rasûlüm, kıyamette) müşrikleri, Rableri huzurunda başlarını eğerek: "-Ey Rabbimiz! Bize vaad ettiğini gördük, peygamberlerin doğruluğunu işittik ve kabul ettik. Şimdi bizi (dünyaya) geri çevir, salih bir amel işliyelim. Çünkü (inkâr ettiklerimize tamamen ve) yakînen inandık." derlerken bir görsen!...
Suclulari Rablerinin huzurunda, baslari one egilmis olarak: «Rabbimiz! Gorduk, dinledik, artik bizi dunyaya geri cevir de iyi is isleyelim; dogrusu kesin olarak inandik» derlerken bir gorsen!
Suçlu günahkârları, Rablarının huzurunda başlarını eğerek «ey Rabbimiz! Artık gördük ve işittik, bizi (Dünya’ya) geri çevir de iyi-yararlı amelde bulunalım; çünkü biz elbette kesinlikle inanıp anlamış bulunuyoruz,» dedikleri vakit bir görsen.
Ey Muhammed! Günahkârların, Rablerinin huzurunda başları öne eğilmiş olarak: «Ey Rabbimiz! Gördük ve dinledik, şimdi bizi geri çevir de salih bir amel işleyelim, çünkü biz artık kesin bir şekilde inanıyoruz.» derlerken bir görsen!
Günahkârların, Rableri huzuurunda: «Ey Rabbimiz, gördük, İşitdik, Şimdi bizi (dünyâye) geri çevir de güzel amel (ve hareketler) de bulunalım. Çünkü (artık) kat’î suretde inananlarız» (diye diye) sernügûn (olacakları) zaman sen görsen (onları)!
(Ey Resûlüm!) Rablerinin huzûrunda başlarını öne eğen kimseler olduklarında günahkârları bir görsen! (O zaman:) `Rabbimiz! Gördük, işittik; şimdi bizi (dünyaya bir daha) döndür de sâlih bir amel işleyelim; doğrusu biz (artık) kesin olarak inanan kimseleriz`(derler).
Suçluları Rabblarının huzurunda başları öne eğilmiş olarak: Rabbımız, gördük ve dinledik. Artık bizi dünyaya geri çevir de salih amel işleyelim. Gerçekten biz, kesin olarak inandık, derlerken bir görsen.
Görecek olsan o vakit ki, günahkârlar Rablerinin huzurunda başlarını eğmiş oldukları halde, «Rabbimiz! Gördük ve işittik, artık bizi geri çevir. Biz sâlih amel işleyelim. Şüphe yok ki, biz kat’i sûrette inanmışlarız» (derler).
Suçluları Rabb’lerinin huzurunda utançtan başlarını öne eğmiş olarak «Rabb’imiz! Gördük, dinledik, artık bizi dünyaya geri gönder de iyi iş yapalım; artık kesin olarak inandık» derken bir görsen.
Bir görseydin o suçluları: Rab’lerinin huzurunda, mahcupluktan başları önlerine eğilmiş şöyle derken: "Gördük, işittik ya Rabbenâ! Ne olur bizi dünyaya bir gönder! Öyle güzel, makbul işler yaparız ki! Çünkü gerçeği kesin olarak biliyoruz artık!"
Aynı konudaki âyetler: Mü'minûn 99, Nebe' 40