12. Suçlular Rablerinin huzurunda boyunlarını büküp, "Rabbimiz! (Gerçeği) gördük ve işittik. Artık şimdi bizi (dünyaya) döndür ki, salih amel işleyelim. Biz artık kesin olarak inanmaktayız" dedikleri vakit, (onları) bir görsen!Bu âyetten dinleTefsirYer imiÂyet listemNot eklePaylaşÂyet sayfası
13. Eğer dileseydik herkese hidayetini verirdik. Fakat benim, "Andolsun, cehennemi hem cinlerden hem de insanlardan dolduracağım" sözüm gerçekleşecektir.Bu âyetten dinleTefsirYer imiÂyet listemNot eklePaylaşÂyet sayfası
14. (Onlara şöyle denilecek:) "O halde bu gününüze kavuşmayı unutmanıza karşılık azabı tadın. Biz de sizi unuttuk. Yapmakta olduklarınıza karşılık ebedi azabı tadın."Bu âyetten dinleTefsirYer imiÂyet listemNot eklePaylaşÂyet sayfası
15. Bizim âyetlerimize ancak, kendilerine bu âyetlerle öğüt verildiği zaman secdeye kapanan, kibirlenmeksizin Rablerine hamd ederek tespih edenler inanırlar. ۩Bu âyetten dinleTefsirYer imiÂyet listemNot eklePaylaşÂyet sayfası
16. Onlar, korkarak ve ümid ederek Rablerine ibadet etmek için yataklarından kalkarlar. Kendilerine rızık olarak verdiğimiz şeylerden de Allah için harcarlar.Bu âyetten dinleTefsirYer imiÂyet listemNot eklePaylaşÂyet sayfası
17. Hiç kimse, yapmakta olduklarına karşılık olarak, onlar için saklanan göz aydınlıklarını bilemez.Bu âyetten dinleTefsirYer imiÂyet listemNot eklePaylaşÂyet sayfası
18. Hiç mü'min fasık gibi olur mu? Bunlar (elbette) eşit olmazlar.Bu âyetten dinleTefsirYer imiÂyet listemNot eklePaylaşÂyet sayfası
19. İman edip salih amel işleyenlere gelince, onlar için, yapmakta olduklarına karşılık bir mükafat olarak Me'vâ cennetleri vardır.Bu âyetten dinleTefsirYer imiÂyet listemNot eklePaylaşÂyet sayfası
20. Fasıklık edenlere gelince, onların barınağı ateştir. Oradan her çıkmak istediklerinde oraya döndürülürler ve onlara, "Yalanlamakta olduğunuz ateş azabını tadın" denir.Bu âyetten dinleTefsirYer imiÂyet listemNot eklePaylaşÂyet sayfası