25. Andolsun, eğer onlara, "Gökleri ve yeri kim yarattı?" diye sorsan, mutlaka "Allah" derler. De ki, "Hamd Allah'a mahsustur." Fakat onların çoğu bilmezler.
25. Andolsun, eğer onlara, "Gökleri ve yeri kim yarattı?" diye sorsan, mutlaka "Allah" derler. De ki, "Hamd Allah'a mahsustur." Fakat onların çoğu bilmezler.
﴿٢٥﴾
Yemin olsun! Onlara, “ gökleri ve yeri kim yarattı? ” diye sorsan mutlaka “ Allah“ diyecekler “ Tevhid noktasında aleyhlerine hüccetin ortaya çıkması üzerine yüce Allah'a hamdolsun“ de. Fakat onların çoğu tevhidin kendilerine gerekli olduğunu bilmezler. Âyet-i kerîme’de geçen “ Le yekülünne ” lâfzından, bir kaç tane Nun'un peşpeşe gelmesi dolayısıyla Ref alâmeti olan Nun, içtima-i sakineyn dolayısıyla da zamir olan Vav hazfedilmiştir.
Kaynak: Celâleyn Tefsiri
Eğer onlara: Gökleri ve yeri kim yarattı? diye sorsan, Allah, derler. De ki: Hamd Allah içindir. Fakat çokları bilmez.
-Ey Resul!- "Bu müşriklere, gökyüzünü ve yeryüzünü kim yarattı?" diye sorsan, onlar: “Allah” diyeceklerdir. De ki: "Size delili gösteren o Allah'a hamdolsun. Bilakis onların çoğu cahil oldukları için hamt edilmeyi, kimin hak ettiğini bilmiyorlar."
Andolsun ki onlara, «Gökleri ve yeri kim yarattı?» diye sorsan, mutlaka «Allah...» derler. De ki: (Öyleyse) övgü de yalnız Allah'a mahsustur, ama onların çoğu bilmezler.
Onlara, “Gökleri ve yeri kim yarattı?” diye soracak olsan, mutlaka “Allah” diyeceklerdir. De ki: “Bütün övgüler Allah’a mahsustur”; ama onların çoğu bilmez.
Muhakkak ki onlara sorsan: "- Gökleri ve yeri kim yarattı?" Elbette: "-Allah" diyecekler. (Bu gerçeği itiraf ettiklerinden ey Rasûlüm) sen de "- Elhamdü Lillâh= Allah’a hamd olsun" de. Fakat onların çoğu (ilzam edildiklerini, iddialarının boş olduğunu) bilmezler.
---
And olsun ki, onlara, «gökleri ve yeri kim yarattı ?» diye soracak olsan, «elbette Allah...» diyecekler. De ki: Allah’a hamd olsun ! Ama onların çoğu bilmezler.
Andolsun ki onlara: «Gökleri ve yeri kim yarattı?» diye sorsan, elbette «Allah» diyecekler. «Allah’a hamd olsun.» de. Fakat onların çoğu bilmezler.
Andolsun ki onlara gökleri ve yeri kimin yaratdığını sorarsan muhakkak: «Allah» derler. Sen de «Elhamdülillah (= Hamd olsun Allaha)» de. Hayır, onların çoğu bilmezler.
And olsun ki, eğer onlara: `Gökleri ve yeri kim yarattı?` diye sorsan, mutlaka: `Allah!` diyeceklerdir. De ki: `Hamd, Allah`a mahsusdur.` Fakat onların çoğu bilmezler.
Andolsun ki onlara: Gökleri ve yeri kim yarattı? diye sorsan; muhakkak: Allah, derler. De ki: Hamd Allah’a mahsustur. Hayır onların çoğu bilmezler.
Andolsun ki onlara, «Gökleri ve yeri kim yarattı?» diye soracak olsan elbette diyeceklerdir ki: «Allah» De ki: «Elhamdülillah.» Hayır. Onların pek çokları bilmezler.
Andolsun ki onlara; «Gökleri ve yeri kim yarattı» diye sorsan «Allah» derler. Hamd Allah’a mahsustur. Hayır onların çoğu bilmiyor.
Şayet onlara: "Gökleri ve yeri yaratan kimdir?" diye soracak olursan, elbette "Allah’tır" diye cevap vereceklerdir. De ki: "el-Hamdü lillah (ki müşrikler bile O’nu inkâr edememektedirler!) Fakat onların ekserisi bunun anlamını bilmezler (yani o müşrikler bu itiraflarıyla, çelişki içine girdiklerini fark etmezler)."