1. Ey iman edenler! Allah'ın ve Peygamberinin önüne geçmeyin. Allah'a karşı gelmekten sakının. Şüphesiz, Allah hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.
بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ
1. Ey iman edenler! Allah'ın ve Peygamberinin önüne geçmeyin. Allah'a karşı gelmekten sakının. Şüphesiz, Allah hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.
بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ
﴿١﴾
Ey îman edenler! Gerek sözle ve gerekse davranışla Allah'ın ve O’nun tebliğcisi olan Rasûlü'nun, onların izni olmadıkça önüne geçmeyin! Allah’dan korkun. Çünkü Allah söylediklerinizi hakkıyla işitendir, davranışlarınızı en iyi bilendir. Bu âyet-i kerîme, Akra b. Habis'in mi, yahut Ka'ka b. Ma'bed'in mi emir tayin edileceği konusunda Hazret-i Peygamber (aleyhi’s-salâtü ve's-selâm)'in huzurunda tartışan Hazret-iEbu Bekir ve Hazret-i Ömer (radıyallahü anh) hakkında nâzil olmuştur. Âyet-i kerîme’de geçen "Tükaddimü" lâfzı, "Tekaddeme" mânâsında olan "Kaddeme" fiilinden müştaktır.
Kaynak: Celâleyn Tefsiri
Ey iman edenler! Allah’ın ve O'nun Rasûl’ünden öne geçmeyin. Allah’tan sakının. Şüphesiz Allah, her şeyi işitendir, görendir.
Ey Allah'a iman edenler ve Allah'ın dinine tabi olanlar! Hiçbir söz yahut fiiliniz ile Allah'ın ve resulünün önüne geçmeyin. Emirlerine itaat ederek ve yasaklarından kaçınarak Allah'tan korkun. Şüphesiz Allah, sözlerinizi hakkıyla işiten ve yaptıklarınızı hakkıyla bilendir. Bunlardan (söylediklerinizden ve yaptıklarınızdan) hiçbir şey O'na gizli kalmaz. O, yaptıklarınıza göre size karşılık verecektir.
Ey iman edenler! Allah'ın ve Resûlünün önüne geçmeyin. Allah'tan korkun. Şüphesiz Allah işitendir, bilendir.
Ey iman edenler! Allah ve resulünün önüne geçmeyin, Allah’a itaatsizlikten sakının! Şüphesiz Allah her şeyi işitmekte ve bilmektedir.
Ey iman edenler; (söz ve hareketlerinizle ileri varıb da) Allah’ın ve Rasûlünün önüne geçmeyin; Allah’dan korkun. Çünkü Allah Semî’dir= her şeyi işitir, Alîm’dir= her şeyi bilir.
Ey inananlar! Allah’tan ve peygamberinden one gecmeyin; Allah’tan sakinin; dogrusu Allah isitir ve bilir.
Ey imân edenler! Allah ve peygamberinin huzurunda ileri geçmeyin. Allah’tan korkun. Şüphesiz ki Allah, işitendir, bilendir.
Ey iman edenler! Allah’ın ve Resulünün huzurunda öne geçmeyin. Allah’tan korkun. Şüphesiz Allah işitendir, bilendir.
Ey îman edenler, Allahın ve resulünün huzurunda (sözde ve işde) öne geçmeyin. Allahdan korkun. Çünkü Allah hakkıyle işiden, (her şey’i) bilendir.
Ey îmân edenler! Allah`ın ve Resûlünün önüne geçmeyin! Ve Allah`dan sakının! Şübhesiz ki Allah, Semî` (herşeyi işiten)dir, Alîm (hakkıyla bilen)dir.
Ey iman edenler; Allah’ın ve Rasulünün huzurunda öne geçmeyin. Allah’tan korkun. Muhakkak ki Allah; Semi’dir, Alim’dir.
Ey imân etmiş olanlar! Allah’ın ve Resûlünün önüne geçmeyiniz ve Allah’tan korkunuz. Şüphe yok ki, Allah Teâlâ bihakkın işiticidir, bilendir.
Ey inananlar! Allah’ın ve peygamberinin önüne geçmeyin, Allah’tan korkun. Şüphesiz Allah, işitendir, bilendir.
Ey iman edenler! Söz ve hareketlerinizde ileri gidip de Allah’ın ve Resulünün önüne geçmeyin. Allaha karşı gelmekten sakının. Allah her şeyi hakkıyla işitir ve bilir.
Aynı konudaki âyetler: Bakara 108, Bakara 143, Bakara 150, A'râf 158, Tevbe 29
Hicretin dokuzuncu yilinda, Mücâdele sûresinden sonra indirilmistir. Adini, “odalarin arkasindan Peygambere seslenmenin” nezaket kurallarina aykiri oldugunun vurgulandigi dördüncü ayette geçen “hucurât: odalar” kelimesinden almistir. 18 ayettir.