3. Allah'ın yardımı ve fetih (Mekke fethi) geldiğinde ve insanların bölük bölük Allah'ın dinine girdiğini gördüğünde, Rabbine hamd ederek tespihte bulun ve O'ndan bağışlama dile. Çünkü O tövbeleri çok kabul edendir.
3. Allah'ın yardımı ve fetih (Mekke fethi) geldiğinde ve insanların bölük bölük Allah'ın dinine girdiğini gördüğünde, Rabbine hamd ederek tespihte bulun ve O'ndan bağışlama dile. Çünkü O tövbeleri çok kabul edendir.
﴿٣﴾
Artık Rabbini hamd ile teşbih et! Ve ondan mağfiret dile! Muhakkak O, tevbeleri çok kabul edendir. Bu âyetin inişinden sonra Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) “subhanellahi ve bi-hamdihi esteğfirullahe ve etubu ileyh“ demeyi çoğaltmıştır. Ve bundan anlaşıldı ki, Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)'in eceli yaklaştı. Mekke'nin fethi, hicri yılın sekizinci senesi Ramazan ayında vaki olmuş, onuncu yılın Rebiul'evvel ayında Rasûl-i Ekrem (sallallahü aleyhi ve sellem) âhirete teşrif buyurmuşlardır.
Kaynak: Celâleyn Tefsiri
Hemen, hamd ederek Rabbini tesbih et ve O’ndan bağışlanma dile. Şüphesiz O, çok bağışlayıcıdır.
Bilmelisin ki bu haber verilen husus, yerine getirmek ile sorumlu tutulup gönderilmiş olduğun görevinin bitiş vaktinin yakınlığını gösteren bir alamettir. Öyleyse sana olan yardımına ve fetih nimetine şükretmek için hamt ederek Rabbini tespih et. O'ndan bağışlanma dile. Şüphesiz O, kendisine tövbe eden kullarının tövbesini çokça kabul eder ve onları bağışlar.
Allah'ın yardımı ve zaferi gelip de insanların bölük bölük Allah'ın dinine girmekte olduklarını gördüğün vakit Rabbine hamdederek O'nu tesbih et ve O'ndan mağfiret dile. Çünkü O, tevbeleri çok kabul edendir.
Rabbine hamdederek şanının yüceliğini dile getir ve O’ndan af dile; şüphesiz O, tövbeleri çok kabul edendir.
Artık Rabbini hamd ile tesbih et, (Allah’a hamd ederek Sübhanellah de, yahud Allah için namaz kıl) ve O’ndan mağfiret dile. Muhakkak ki O, Tevvâb’dır = tevbeleri kabu edendir.
(1-3) Allah’in yardimi ve zafer gunu gelip, insanlarin Allah’in dinine akin akin girdiklerini gorunce, Rabbini overek tesbih et; O’ndan bagislama dile, cunku O, tevbeleri daima kabul edendir.
Rabbini hamd ile tesbîh et, bağışlanmanı dile. Günkü O, gerçekten tevbeleri çokça kabul edendir.
Rabbini överek tesbih et, O’ndan bağışlanmanı dile, çünkü O, tevbeleri çok kabul edendir.
hemen Rabbini, hamd ile, tesbîh (ve tenzîh) et. Onun yarlığamasını iste. Şübhesiz ki O, tevbeleri çok kabul edendir.
Artık Rabbine hamd ile tesbîh et ve O`ndan mağfiret dile! Çünki O, Tevvâb(tevbeleri çok kabûl eden)dir.
Hemen Rabbını hamd ile tesbih et ve O’ndan mağfiret dile. Şüphesiz ki O; Tevvab olandır.
Artık Rabbine hamdederek tesbihte bulun ve O’ndan mağfiret dile. Şüphe yok ki O, tevbeleri çok kabul edici olmuştur.
Rabbini överek tesbih et, O’ndan mağfiret dile. Çünkü O tevbeleri kabul edendir.
Rabbine hamd ile tesbih et ve O’ndan af dile.Çünkü O tevvabdır, tövbeleri çok kabul eder.
Hz. Peygamber’e vefâtindan birkaç ay önce gönderilen ve dünyadaki elçilik görevinin basariyla tamamlandigini —dolayisiyla, Rabb’ine kavusma vaktinin artik geldigini— bildiren bu sûre, Allah yolunda canla basla mücâdele eden müminlere ilâhî yardimi müjdelemektedir. Adini birinci ayetinde geçen “Nasr: yardim, destek” kelimesinden almistir. 3 ayettir.