2. Soluk soluğa süratle koşan, (koşarken ayaklarını) vurarak ateş çıkaran, sabah erkenden baskın yapan, orada tozu dumana katan ve düşman topluluğunun ortasına dalan atlara andolsun ki, insan gerçekten Rabbine karşı pek nankördür.
2. Soluk soluğa süratle koşan, (koşarken ayaklarını) vurarak ateş çıkaran, sabah erkenden baskın yapan, orada tozu dumana katan ve düşman topluluğunun ortasına dalan atlara andolsun ki, insan gerçekten Rabbine karşı pek nankördür.
﴿٢﴾
Geceleyin taşlı yerde yürürken tırnaklarıyla ateş çakan atlara,
Kaynak: Celâleyn Tefsiri
(Koşarken) kıvılcım saçanlara ,
Ve kuvvetinin şiddetinden ötürü toynakları çakıl taşlarına değdiğinde kıvılcım saçan atlara yemin etmiştir.
Harıl harıl koşanlara, (nallarıyla) çakarak kıvılcım saçanlara, (ansızın) sabah baskını yapanlara, orada tozu dumana katanlara, derken orada bir topluluğun ta ortasına girenlere yemin ederim ki insan, Rabbine karşı pek nankördür. Şüphesiz buna kendisi de şahittir ve o, mal sevgisine de aşırı derecede düşkündür.
Sonra çakarak kıvılcım saçanlara;
O tırnaklarıyla ateş çakanlara,
And olsun kivilcimlar sacanlara;
Koşarken kıvılcım saçanlara,
(Tırnaklarıyla yerden) ateş çıkaranlara,
o (tırnaklarıyle) çakarak ateş çıkaran (on) lara,
Öyle (koşarken) çakarak ateş çıkaranlara!
Ve kıvılcımlar saçanlara,
(1-2) Andolsun o hızlı hızlı koşanlara. Sonra o çarparak ateş saçanlara.
Andolsun kıvılcımlar saçanlara,
Koşarken tırnaklarıyla kıvılcımlar saçan,
Mekke döneminin baslarinda, Asr sûresinden sonra indirilmistir. Adini, birinci ayetinde geçen “el Âdiyât: Hizla kosan binek atlari” kelimesinden almistir. 11 ayettir.