7. Onlar, "Allah Resûlü'nün yanında bulunanlara (muhacirlere) bir şey vermeyin ki dağılıp gitsinler" diyenlerdir. Halbuki göklerin ve yerin hazineleri Allah'ındır. Fakat münafıklar (bunu) anlamazlar.
7. Onlar, "Allah Resûlü'nün yanında bulunanlara (muhacirlere) bir şey vermeyin ki dağılıp gitsinler" diyenlerdir. Halbuki göklerin ve yerin hazineleri Allah'ındır. Fakat münafıklar (bunu) anlamazlar.
﴿٧﴾
Onlar öyle kimselerdir ki, Ensar'dan olan arkadaşlarına, “muhacirlerden Rasûlüllah'ın yanında bulunanlara bir şey harcamayın ki, dağılıp gitsinler, ondan ayrılsınlar“ diyorlar. Halbuki göklerin ve yerin rızıkla dolu hazineleri Allah'ındır. Muhacirleri de başkalarını da rızıklandıran O'dur. Lâkin münafıklar anlamazlar.
Kaynak: Celâleyn Tefsiri
Onlar; "Allah’ın Rasûlünün yanındaki kimselere infakta bulunmayın ki dağılıp gitsinler" diyenlerdir. Oysa göklerin ve yerin hazineleri Allah’ındır ama münafıklar anlayamazlar.
Onlar şöyle derler: "Bedevilerden ve fakirlerden Allah’ın resulünün yanında bulunan kimselere infakta bulunmayın ki dağılıp gitsinler." Oysa göklerin ve yerin hazineleri sadece Allah’ındır. O; kullarından dilediğine bunu rızık olarak verir. Fakat münafıklar, rızkın hazinelerinin Allah -Subhanehu ve Teâlâ-'nın elinde olduğunu bilmezler.
Onlar: Allah'ın elçisinin yanında bulunanlar için hiçbir şey harcamayın ki dağılıp gitsinler, diyenlerdir. Oysa göklerin ve yerin hazineleri Allah'ındır. Fakat münafıklar bunu anlamazlar.
Onlar, “Resûlullah’ın yanındakilere geçimlik bir şeyler vermeyin ki etrafından dağılıp gitsinler” diyenlerdir. Oysa göklerin ve yerin hazineleri Allah’ındır; ama münafıklar anlamıyorlar!
Onlar öyle kimselerdir ki: "- Rasûlüllah’ın yanındakilere harcayıb yedirmeyin; tâ ki dağılsınlar." diyorlar. Halbuki göklerin ve yerin hazineleri Allah’ındır; fakat münafıklar anlamazlar.
Bunlar: «Allah’in peygamberinin yaninda bulunanlara bir sey vermeyin de dagilip gitsinler» diyen kimselerdir. Oysa goklerin ve yerin hazineleri Allah’indir, ama ikiyuzluler bu gercegi anlamazlar.
Bunlar o kimselerdir ki, «Allah’ın Peygamberi’nin yanında bulunanlara (yardım olarak) harcama yapmayın ki dağılıp gitsinler» derler. Göklerin ve yerin hazîneleri Allah’ındır. Fakat ikiyüzlü dönekler (bu gerçeği) anlamazlar.
Onlar öyle kimselerdir ki: «Allah’ın elçisinin yanında bulunanları beslemeyin ki dağılıp gitsinler.» diyorlar. Oysa göklerin ve yerin hazineleri Allah’ındır, fakat münafıklar anlamazlar.
Onlar öyle kimselerdir ki «Allahın peygamberi nezdinde bulunan kimseleri beslemeyin. Tâki dağılıb gitsinler» diyorlardı. Halbuki göklerin ve yerin hazîneleri Allahındır. Fakat o münafıklar ince anlamazlar.
Onlar öyle kimselerdir ki: `Allah`ın Resûlünün yanında bulunanlara (fakir Muhâcirlere) bir şey vermeyin ki, dağılıp gitsinler!` diyorlar. Hâlbuki göklerin ve yerin hazîneleri Allah`ındır; fakat münâfıklar anlamazlar.
Onlar öyle kimselerdir ki; Allah’ın peygamberinin yanında bulunanlar için hiç bir şey infak etmeyin de dağılıp gitsinler, derler. Halbuki göklerin ve yerin hazineleri Allah’ındır. Ama o münafıklar, bunu anlamazlar.
Onlar o kimselerdir ki, «Allah’ın Peygamberinin yanında bulunanlara nafaka vermeyin, tâ ki dağılsınlar,» derler. Halbuki göklerin ve yerin hazineleri Allah’ındır. Fakat o münafıklar anlamazlar.
«Allah’ın Peygamberinin yanında bulunanlara bir şey vermeyin de dağılıp gitsinler» diyen kimselerdir. Oysa göklerin ve yerin hazineleri Allah’ındır. Fakat münafıklar anlamazlar.
Onlar: "Resulullahın etrafındaki fakirlere infak etmeyin, destek olmayın ki dağılsınlar!" diyen bedbahtlardır. Halbuki göklerin ve yerin bütün hazineleri Allah’ındır, lâkin münafıklar bunu bilmezler, anlamazlar.
Medîne döneminde, Mustalik Ogullari gazvesinden hemen sonra, muhtemelen hicretin altinci yilinda indirilmistir. Adini, ilk ayetinde geçen “Münâfikûn: Münâfiklar, ikiyüzlüler” kelimesinden almistir. 11 ayettir.