39. Kârûn'u, Firavun'u ve Hâmân'ı da helak ettik. Andolsun, Mûsâ kendilerine apaçık mucizeler getirmişti de yeryüzünde büyüklük taslamışlardı. Oysa bizi geçip (azabımızdan) kurtulamazlardı.Bu âyetten dinleTefsirYer imiÂyet listemNot eklePaylaşÂyet sayfası
40. Bunların her birini kendi günahları yüzünden yakaladık. Onlardan taş yağmuruna tuttuklarımız var. Onlardan o korkunç sesin yakaladığı kimseler var. Onlardan yerin dibine geçirdiklerimiz var. Onlardan suda boğduklarımız var. Allah onlara zulmediyor değildi, fakat onlar kendilerine zulmediyorlardı.Bu âyetten dinleTefsirYer imiÂyet listemNot eklePaylaşÂyet sayfası
41. Allah'tan başkalarını dost edinenlerin durumu, kendine bir ev edinen örümceğin durumu gibidir. Evlerin en dayanıksızı ise şüphesiz örümcek evidir. Keşke bilselerdi!Bu âyetten dinleTefsirYer imiÂyet listemNot eklePaylaşÂyet sayfası
42. Şüphesiz Allah, onların, kendini bırakıp da başka ne tür şeylere taptıklarını biliyor. O, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.Bu âyetten dinleTefsirYer imiÂyet listemNot eklePaylaşÂyet sayfası
43. İşte bu temsilleri biz insanlar için getiriyoruz. Onları ancak bilginler düşünüp anlarlar.Bu âyetten dinleTefsirYer imiÂyet listemNot eklePaylaşÂyet sayfası
44. Allah gökleri ve yeri hak ve hikmete uygun olarak yaratmıştır. İşte bunda inananlar için bir ibret vardır.Bu âyetten dinleTefsirYer imiÂyet listemNot eklePaylaşÂyet sayfası
45. (Ey Muhammed!) Kitaptan sana vahyolunanı oku, namazı da dosdoğru kıl. Çünkü namaz, insanı hayasızlıktan ve kötülükten alıkor. Allah'ı anmak (olan namaz) elbette en büyük ibadettir. Allah yaptıklarınızı biliyor.Bu âyetten dinleTefsirYer imiÂyet listemNot eklePaylaşÂyet sayfası